Dilhâne Ekim ekim | Seite 79

Aşk – Suzan Özer Bedenden çok ruhunun nefesini hisseder kalpte bir çift odun yanışını hissedersin. Tıpkı içtikçe doyulmayan su gibi yandıkça yanasın gelir sevdikçe sevesin. İki hidrojen bir oksijen gibi kalpte birleşince; aşk, abıhayat oluverir. Yakardı, yanardı fakat tutulup kalındı mı aşkla her hücresine can dağıtırdı. Yanmanın serinlik olan hâli su idiyse yandıkça dirilten misali zannımca aşk idi. Zira aşık olunca sanki her hücre yeniden dirilir göz başka bir pencereden dünyaya bakar idi. Kâinat en güzel bir aşığın gözünden okunur ve belki de kâinatın özüne yalnızca aşkla dokunulur. Aşk; suyun, bedene serinlik ve de huşu oluveren kimyası gibiydi. Aşk 2 hidrojen bir oksijen gibiydi. İki yanıcı maddenin suya dönmesi gibi yandığı kalpte bu dünyanın en güzel en soyut sırrını keşfederdi. Aşkın formülü yoktu lakin aşk en çok iki hidrojen bir oksijene benzerdi. 79