Aşk – Suzan Özer
Bedenden
çok
ruhunun
nefesini hisseder kalpte bir çift
odun yanışını hissedersin. Tıpkı
içtikçe doyulmayan su gibi
yandıkça yanasın gelir sevdikçe
sevesin. İki hidrojen bir oksijen
gibi kalpte birleşince; aşk,
abıhayat oluverir. Yakardı, yanardı
fakat tutulup kalındı mı aşkla her
hücresine can dağıtırdı. Yanmanın
serinlik olan hâli su idiyse
yandıkça dirilten misali zannımca
aşk idi. Zira aşık olunca sanki her
hücre yeniden dirilir göz başka bir
pencereden dünyaya bakar idi.
Kâinat en güzel bir aşığın
gözünden okunur ve belki de
kâinatın özüne yalnızca aşkla
dokunulur. Aşk; suyun, bedene
serinlik ve de huşu oluveren
kimyası gibiydi. Aşk 2 hidrojen bir
oksijen
gibiydi.
İki
yanıcı
maddenin suya dönmesi gibi
yandığı kalpte bu dünyanın en
güzel en soyut sırrını keşfederdi.
Aşkın formülü yoktu lakin aşk en
çok iki hidrojen bir oksijene
benzerdi.
79