Dilhâne Ekim ekim | Page 69

Mahmut Bıyıklı ile Söyleşi Söyle ş i Hasna Para Sadece öğle yemeği ve akşam yemeği yiyebilmek için çalıştığım işler de oldu. Para almadan karın tokluğuna. Almadan derken ben istemiyor değildim, onlar vermiyordu. İşte o zor yıllarda gönlümden ne istemişsem sonraki yıllarda Rabb’im nasip etti. Hani Ömer Lütfi Mete der ya; “Başımdan geçenler önceden aklımın bir köşesinden geçmiştir.” diye. İşte ona benzer bir durum. Radyoculuk istiyordum, oldu. Dergicilik yapmak istiyordum, oldu. Okuyucusu olduğum dergiye yayın yönetmeni oldum. Programlarının takipçisi olduğum derneğe başkan oldum. İzleyicisi olduğum kanalda program yaptım. Gitmek istediğim ülkelere gittim. Yazmak istediğim yerlerde yazdım, konuşmak istediğim yerlerde konuştum. Çok güzel insanlarla tanıştım. Dört dörtlük dostlarım oldu. Şu üniversitede okusam dediğim üniversiteyi kazandım. İstanbul’da binlerce kurum arasından tarihî bir bina gözüme ilişti, şuraya atansam dedim. Tercih hakkı olmamamsına rağmen gönlümden geçen o kuruma atandım. Bunları niçin anlatıyorum? Şunun için: Radyoculuk da istediğim bir işti. Allah nasip etti. Çok güzel programlara imza attık. En büyük ödülü konuk ettiğim insanları dinlerken aldım. Onlarla tanışmak, onlarla konuşmak benim için özeldi ve lütuftu. Hamdolsun. Türkiye Yazarlar Birliği’nin birçok biriminde görev aldınız. Şuanda da İstanbul Şube Başkanlığı görevinize devam ediyorsunuz. TYB İstanbul, çeşitli kurumlarca yılın en başarılı STK’sı seçildi. Hizmetleriniz için teşekkür ediyoruz. Siz, yaptığınız işlerin başarıyla sonuçlanmasını hangi sebeplere bağlıyorsunuz, prensipleriniz var mı? Her şeyden önce işimizi severek yapıyoruz. Severek yapılan bütün çalışmalarda ayrı bir bereket oluyor. Yoğun olduğumuz zaman bile yorgun olmuyoruz. Günler haftalar bazen aylar süren hazırlıklar yapıyoruz bir program için. Çalışmanın sonucunda bir gönle dokunduğumuzu görünce içten bir teşekkür alınca çabanızın boşuna olmadığını görüyor ve yeni çalışmalar için bismillah diyorsunuz. İçinde olduğumuz nimetin şükrünü eda etmek durumunda olduğumuzun da farkındayız. 69