“Bilge Kral” Aliya İzzetbegoviç
Yazı
Mehmet Memdoğlu
Onun, elli yılı aşan ve büyük bir mücadeleyle geçen ömrü, bağımsız bir
devlet kurmasıyla, dünya sahnesinde yer almıştır. Bosna’nın bağımsızlığına kat
eden saldırganlara karşı verdiği olağanüstü mücadeleyle tüm ulusların takdirini
kazanmış bir şahsiyettir. Bir düşünür ve entelektüel olarak iki dünya halkı
arasında söylediği sözler ve öne sürdüğü fikirler, bugün de geçerliliğini
korumaktadır. O, işte bu nedenle bir “Bilge Kral”dır.
Tarihte pek az kişinin başarabileceği bir ideali gerçekleştirmiş; düşünür ve
siyasetçi kimliğini çok sıkı bir şekilde birleştirebilmiştir. Düşünceleri ile dile
getirmiş olduğu, aynı şekilde, ahlaki bunalımlarla malul iç ve dış siyasette de
göstermiş ve düşmanlarının dahi saygı duyduğu büyük bir devlet adamı olarak
tarihe geçmiştir… Aliya bilinen lider tiplerinin tümünden ayrı olarak fikrî
derinliği, uzlaşma ile ilkelerden tavizsizliği, diplomatik yetenekle askerî başarıyı
şahsında birleştiren bir performans sergilemiştir.
Herkesin ondan alacağı bir ders mutlaka vardır. Çünkü o, düşmanları için
“saygı duyulacak bir rakip”, çocukları için “mükemmel bir baba”, halkı için “bir
kahraman” olabilmiş, ender şahsiyetlerden biridir. Halkını geleceğe taşıyacak
tarihî sorumluluğu omuzlamaktan geri durmamış, bütün olumsuz şartlara
rağmen düşmanlarına dahi en ufak bir haksızlık göstermemiştir. Tek-tipleştirici
bir kültür anlayışı yerine, Osmanlılardan örnek vererek farklı olana tanınan
özgürlükler üzerine kurulu İslami bir özgürlük anlayışına gönderme yapıyordu.
Ona göre din, özellikle de İslam, insan saygınlığının ihlaline kayıtsız kalamazdı.
“Şeref, insanın kendine ve gayesine sadık kalması” anlamına gelirdi ve
Osmanlılar da dünyanın en uysal topluluğu olmadıkları halde, egemenlik
süreleri boyunca Hıristiyan ve Yahudi tapınaklarına ve eserlerine dokunmayıp
onları korudularsa bu, onların, insanların ve dinlerinin saygınlığına duydukları
inançtan kaynaklanıyordu.
64