Dilhâne Ekim ekim | Seite 54

Toplumsal Antidepresan: SEVGİ
İnsan sevdiği şeye, kimseye, duruma, olaya kıyamaz. Sevginin kocaman duvarları vardır. Bu duvarlar görülmez ve pamuktan yumuşaktır. Bu duvara hangi hızla ve ne çarparsa çarpsın, alacağı nasip ancak yumuşak bir dokunma olacaktır. Ne çarpan ne de çarpılan zarar görmeyecektir, koruyacaktır sevgi duvarı. Sevgi iyileştiricidir. Önce sahibini kuşatacağından ilk tedaviyi sahibine uygulayacaktır. Sevgi; nefsin kin, öfke, kıskançlık gibi hastalıklarını onaracaktır. Bugün çağın en revaçta olan depresyonun panzehiri olacaktır.
İnsanın en çok kendisini sonra da çevresini koruması için sevmeyi öğrenmesi gerekir. Ancak; gönlümüzde yer etmesi olarak düşündüğümüzde, bunun mümkün olduğunu nasıl söyleyebiliriz? Gönlümüzün her şey ya da herkese ısınması, yer vermesi ne kadar mümkün olabilir? İşte burada sığınacak bir limana ihtiyacımız var. Bu limanı da toplumun, her başı sıkıştığında çözümlerini kendisinde bulduğu, islamda aramak en doğru olanı olacaktır.
Yunus Emre’ nin;‘ Yaratılanı, Yaradandan ötürü sevmek’ dediği o muazzam duyguyu ucundan tutabilse insan yavaşça pas tutan yerlerini onarabilir.‘ yaradandan ötürü’ rızasını kazanmak istediği yaratıcının gönlünü kırmamak adına sevmek, onu razı edebilmek adına sevmek …
Kavramları hatırladığımızda bile gönlümüzde bir yumuşama, hafif bir hüzün ve pişmanlık hali beliriyor. O hâlde her an aklımızda tutabilsek, öfkeye duçar olduğumuz anda; rızasını kazanmak için hayata gönderildiğim zatın hürmetine içim titrese de onun hatırına kızamasam, öfke halim ibadete dönüşmez mi?

Toplumsal Antidepresan: SEVGİ

Yazı

Merve Diken

İnsan sevdiği şeye, kimseye, duruma, olaya kıyamaz. Sevginin kocaman duvarları vardır. Bu duvarlar görülmez ve pamuktan yumuşaktır. Bu duvara hangi hızla ve ne çarparsa çarpsın, alacağı nasip ancak yumuşak bir dokunma olacaktır. Ne çarpan ne de çarpılan zarar görmeyecektir, koruyacaktır sevgi duvarı. Sevgi iyileştiricidir. Önce sahibini kuşatacağından ilk tedaviyi sahibine uygulayacaktır. Sevgi; nefsin kin, öfke, kıskançlık gibi hastalıklarını onaracaktır. Bugün çağın en revaçta olan depresyonun panzehiri olacaktır.
İnsanın en çok kendisini sonra da çevresini koruması için sevmeyi öğrenmesi gerekir. Ancak; gönlümüzde yer etmesi olarak düşündüğümüzde, bunun mümkün olduğunu nasıl söyleyebiliriz? Gönlümüzün her şey ya da herkese ısınması, yer vermesi ne kadar mümkün olabilir? İşte burada sığınacak bir limana ihtiyacımız var. Bu limanı da toplumun, her başı sıkıştığında çözümlerini kendisinde bulduğu, islamda aramak en doğru olanı olacaktır.
Yunus Emre’ nin;‘ Yaratılanı, Yaradandan ötürü sevmek’ dediği o muazzam duyguyu ucundan tutabilse insan yavaşça pas tutan yerlerini onarabilir.‘ yaradandan ötürü’ rızasını kazanmak istediği yaratıcının gönlünü kırmamak adına sevmek, onu razı edebilmek adına sevmek …
Kavramları hatırladığımızda bile gönlümüzde bir yumuşama, hafif bir hüzün ve pişmanlık hali beliriyor. O hâlde her an aklımızda tutabilsek, öfkeye duçar olduğumuz anda; rızasını kazanmak için hayata gönderildiğim zatın hürmetine içim titrese de onun hatırına kızamasam, öfke halim ibadete dönüşmez mi?
54