Dilhâne Ekim ekim | Page 49

Yaşamanın En Ağır İspatı Yazı Gökhan Kırcılı Yaşamını hiçe sayarken bir siyahi kız göle doğru eğilir ve atlamak üzereyken gördüğü ilk yansımayı kendisi sanarak aslında hayatının tam istediği gibi olduğunu anlar ama gerçeği bilmeden kendisine uzak bir hayali sevgili yapar adeta... Ve anlaşılmaz bir hınçla göle atlar... Gitme diyen birçok şarkı dinledim. Ama hiçbirinde yoktu sesi onun... Gitmeye mecbur limanlarda gemi batırıyorum artık. Sol yanımda hissi, yokluğunun... Yeniden deneyemem hayatı. Arta kalan ömrümün geçmiş zamanlarda asılı kalmasını izleyerek yok sayamam benliğimi. Gelecek olan her ne ise yavaşça kabullenmek için saydım, o gece kaldığım tüm anıları.Bir boşluk kalbimde... Atamadığım, dolduramadığım yenisini ekleyemediğim ve gittikçe verdiği acı yüzünden hayata bakamadığım boşluk...Gökyüzü mavi... Yoktur aslında, hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Siyahi kız bir daha göle bakmayacak hiçbir zaman ters düz olmayacak biriktirilen anılar bir daha dolaba sığmayacak ve gelecek olan yıldız için gözyaşı döken bir sevgili olmayacak. Soğuk duvarlara yaslanmış bir çocuk gibi bırakılacak tüm her şey.Gitme diye başlayan şarkılara inat mavi sanılan gökyüzü kızıla boyanacak ve olmaması gereken her şey olarak tüm benliğinle gidecektir sevgili...Oysa yaşamı renkli kılacak birçok şey varken büyük hüsranlara hasret kalmışçasına insan yalnızlığı seçecektir.Gitme!Ömrümün son anını paylaşmak istediğim sevgili...Buğu mahkûmu gözlerinle.Gitme!Aslında hikâye böyle olmayacaktı. Yola çıkan sevgili, birkaç adım sonra dayanamayacak ve geri dönecekti onu bekleyen yarım kalmışlıklara...Ama bekleyen yoktu bu sefer sevgiliyi, geri gidecek bir yeri de. Böyle olmaması gerekiyordu.Onu bekleyen biri olacaktı.Şimdi yalnız...Gitme!Yaşamını tek düz yaşayan birçok insan tanıyorum hayatta. 49