Dilhâne
Yazı
Gülden Bayraktar
Gönül uçsuz bucaksız umman gibidir.
Bir hadis-i kutsi de Cenab-ı Hak buyurmuştur ki:
"Ben yerlere göklere sığmadım ancak mümin kulumun kalbine sığındım.
Demek ki (kalp) gönül Allah içindir.
Bu yüzden de gönlünü Rahman'a tecelligâh sayan Allah dostları birbirlerine
"Bizi gönülden çıkarmayınız" duasında bulunurlar. "Bizi gönülden çıkarmayınız"
bu öyle güzel bir duadır ki; talip olunan gönül, Rahman'ın razı olduğu
gönüllerden bir gönül ise o gönül taliplisi ile beraber rıza makamına yükselir.
Rabbülâleminin mükafatları ile şereflendirilir. Böyle bir gönle talip olan ise
önce kendi gönlünü mâsivadan arındırmaya ve dünya meşgalesinden
temizlenmeye hâlis bir niyet ile niyet etmelidir.
Şu beyit bu hale ne güzel örnektir:
"Sür çıkar ağyarı dilden tâ tecelli ede Hak
Padişah konmaz sarâya hâne ma'mur olmadan"
Şemseddin-i Sivasi (k.s)
Cenab-ı Hak insanın gönlüne ve gönlünün içine bakacağı için gönül hanemizi
Hakk'a yakışır bir hale getirmeliyiz. İnsana bu hali öğretecek olan gönül ise Rıza
makamına ulaşmış, Rahman'ın tecelliğâhı olan bir gönüldür. Böyle gönüllerin
sahibleri ise "Allah dostları" diye tabir edilen, her halleri Rahman'ı zikir olan
yeryüzünün kandilleridir. İnsan bu kandillerin ışığına bir kere gönlünü kaptırdı
ise, o gönül artık karanlıkta kalmaz. "Gönül Hakk'a varıp küll'ü bulunca Allah'a
makbul olur" diyor. Hazreti Mevlana..
Hakk'a varan bir gönüle talip olan insan ise o gönlün içinde ki hakikati görür. Bu
hakikat ki ezelde bizi eşref-i mahlukat olarak yaratan, Rabbülâleminin gönüllere
ilham ettiği güzelliklerdir.
45