Dilhane Nisan Sayısı nisan | Page 43

‘Ülkemizde Şamil hakkında yapılmış tutarlı çalışmaların sayısı yok denecek kadar azdır. Dolayısıyla Şamil’i tanıyanların ve anlayabilenlerin sayısı da o oranda azdır. Çoğu insana göre o, sadece Ruslara karşı savaşmış bir kahramandan ibarettir. Bunların İmam Şamil’i bir kez bile gerçek kimliğiyle tanıyamadıklarını rahatlıkla söyleyebiliriz. Bir takım insanlara göre o; olağanüstü, insan güç ve takatinin ötesinde efsanevi bir hayal şahsiyet; romanlara konu, filmlere baş aktör olacak ilginç bir kişiliktir. Böyleleri de bir türlü aşırı abartının insanı efsaneleştirmekten çok, küçülttüğünün farkına varamayanlardır. Hâlbuki İmam Şamil, gayet sade bir tarifle Çarlık Rusyası emperyalizmine karşı verilen şanlı bir direnişin, soylu ve kutsal bir savaşın çeyrek asırlık lideri ve yılmaz savaşçısıdır.’ ¹ Böylece, İnşaAllah yazının ilerleyen bölümlerinde karşılaşılacak pek çok hadiseyi daha rahat tetkik edebilmek için evvela tarih, coğrafya ve kültüre bir göz atalım. Bununla birlikte Şeyh Şamil, tarihteki bazı mümtaz cihangirler gibi yalnızca şahsi gücü ve Allah’ın inayetiyle birden büyük bir devlet, imparatorluk kurmuş biri de değildir. O hem maddi hem de manevi olarak devam edegelen silsilelerin çok parlak bir halkası, asla unutulmayacak bir mensubudur. Bu cihetle, Şeyh Şamil’i aziz seleflerinden ve ait olduğu coğrafyadan, kültürden bağımsız olarak değerlendirmek de büyük bir yanılgıdır. Avrupa ve Asya arasında bir geçit, kuzey ve güney ülkeleri arasında ise dağları sebebiyle adeta bir duvar olan Kafkasya tarihte pek çok kavmin uğradığı, istila ettiği, yerleştiği nadir topraklardan biridir aynı zamanda. Mısırlılar, Medler, Alanlar, İskitler, Grekler, Romalılar, Farisiler, Araplar, Moğollar, Türkler, Tatarlar, Slavlar bu kavimlerden sadece bazılarıdır. Kafkasya, en basit ve genel tabiriyle doğudan Hazar Denizi, batıdan Karadeniz/Türkiye, kuzeyden Rusya ve güneyden İran’la sınırlanmış, yükseltisi çok fazla olan bir bölgedir. Buna karşın çok çeşitli yer şekilleri ve iklim tipleri de gözlenir. Zirveleri her daim karlı, bazıları 6000 metreyi bulan dağlarının yanında, bölgeyi baştanbaşa sulayan büyük nehirleri, derin uçurumları, geniş yemyeşil vadi ve ovalarının yanında, yüzölçümü hayli küçük de olsa çölü dahi vardır. Ancak yaygın şekilde gözlenen sert karasal iklimi ve uzun karakışları Kafkasların adeta nişanesi olmuştur. 43 ¹M. Tahir el-Karahi, İmam Şamil’in Hatıratı (çev. H. Ahmet Özdemir), Eşik yay, İstanbul 2016, Sayfa 22.