“Tekne su alıyor!”
Tekne denize indikten sonra da, akşam eve gitmeden, ertesi gün
tekneye temizlik için kadınlar gelecek diye, vanaları açıp gidiyor.
Vanaların kontrolünü yapmıyor. Mutfak lavabosunu, gri su tankı ile
denize dağıtan Y valftan az miktarda su gelmeye başlıyor. Bir süre sonra
su gelen miktarı artıyor, Y valf kırılıyor ve teknenin içi diz boyuna kadar
su alıyor.
Dışarıdan bakıldığında da, teknenin su hattını gösteren bant (zehirli
boyanın hemen üzerinde tekneyi çevreleyen şerit) su altında kalıyor.
Allahtan, marinada teknesi bağlı bir Rus denizci, sabahın erken saatinde
kalkmış dolaşıyor. Durumun farkına varıyor, marina yönetimini
uyarıyor. Marinada pontonlar arasında dolaşan görevliler uyumuş. Ama
Rus denizcinin dikkati ve hemen arkasından marinadaki palamar
servisinin anında müdahalesi ile tekne batmaktan kurtulmuş.
Tekne batmaktan kurtulmuş ama içeride diz seviyesine kadar su almış.
Tabii tekne çekilirken ve lifte yüklenirken oluşan hareketler nedeniyle
bu suyun verdiği zarar bel seviyesinde olmuş. Deniz suyu mazotla
karışmış. Elektrik tesisatı, buzdolabı motorları, tekne içindeki
mobilyaların kaplamaları ve döşemeler gitmiş.
İlk iş olarak kendimi sakinleştirmeye çalıştım. Normal olarak her
sabah bir tansiyon ilacı bir de bebek aspirini alırım. Hemen dozu
artırdım. İki tansiyon ilacı, iki aspirin aldım. Öfkeyle sağa sola saldırmak
yerine sakin olmak gerekir diye düşündüm.
Tekne karaya çıktıktan sonra, teknenin içini, özellikle de makine ve
jeneratörü tatlı su ile yıkattırdım. Olayın müsebbibi olan teknik servisin
yetkilisi, haber vermeme rağmen saatler sonra gelmişti. Kızıyla brunch
yapıyormuş! Ama Orhaniye’deki motorcu ustası Şaban oradaydı. Hemen
makineye ve makinenin elektrik aksamına müdahale etti. Mazotla
temizledi. Makine yağını da birkaç kez değiştirdi. Makinenin tuzlu sudan
etkilenmesini önledi.
Ertesi gün makineye hariçten bir akü bağladım. Altı saatlik bir yol
sonunda, tekneyi Marmaris Yat Marina’ya getirdim. Bu arada gerekli
seyir güvenliği için, makineye harici akü bağlattım, bir yedek aküyü de
yanıma aldım. Elektrik ve elektronik sistemlerini elektrik kaçağı ihtimali
nedeniyle kesinlikle çalıştırmadım. Cep telefonları ve el VHF’i ile seyre
çıktım. Yanıma her ihtimale karşı diye, motor ustası Şaban’ı ve gerekirse
hariçten bağladığımız akülere müdahale etmesi için bir elektrikçi aldım.
Teknenin başına gelen bu acı olay, bir süre sonra teknenin şansı haline
Denizde yaşamak
83