kıyılarda kirlenmeler görülür. Ayrıca kalabalık bir plajda her an ortaya
çıkabilecek magandaların neden olacağı rahatsızlıkları da unutmamak
gerekir. Oysa bir tekneden denize girmek, adeta bir şölendir. Öyle yazlık
evdeki gibi, uzun bir yol kat edip denize girme eziyeti yerine, günün 24
saati, dilediğiniz anda kendinizi suya bırakırsınız. Yataktan kalkar
kalkmaz ya da gecenin bir vakti, deniz her zaman sizindir. Ayağınıza
kum ve taş da batmaz, yosunlar da tabanlarınızı gıdıklamaz. Teknenin
güvertesinde dilediğiniz gibi güneşlenmek, havuzlukta tentenin altında
püfür püfür eserken oturmak, denize girerken elinizin altında buz gibi
bir biranın, suyun, meşrubatın tadını çıkarmak büyük bir keyiftir. Tekne
sahipleri bu keyfi iyi bilir, dostlarının da bu keyiften yararlanmasını ister.
Yazlık eviniz neredeyse, siz tatillerinizde hep oraya mahkûm
olursunuz. Aynı manzarayı seyredersiniz. Çok iyi dostlarınız olsa da
komşularınız aynıdır.
Oysa bir tekne sahibinin yazlığı her yerdir. İstanbul’dur, Boğaz’dır,
Marmara’dır, Karadeniz’dir, Kuzey Ege’dir, Güney Ege’dir, Akdeniz’dir,
Yunan Adaları’dır… Zamanınız varsa, Adriyatik’tir, İtalya’dır, Fransa’dır,
İspanya’dır…
Daha da zamanınız ve olanaklarınız varsa, Karaip Adaları’dır, Pasifik
Adaları’dır. Kısacası yazlık eviniz, Ege kıyılarındaki koylardan başlayıp
tüm dünya denizleridir…
Denizde yaşamak
39