hem de çamaşır makinesi nedeniyle daha avantajlıdır. Gerçi son zamanlarda özellikle tekneler için çok pratik, küçük, hafif ve plastikten üretilmiş bir çamaşır makinesi çıktı ve yaygınlaşmaya başladı. Ama hâlâ bir çok teknede çamaşır makinesi yok.
Diğer taraftan tatlı su olanaklarımız kısıtlı. Ama yine de bu kitabın ilk baskısı ile ikinci baskısının yapıldığı iki yıllık sürede, tatlı su yapıcı cihazları piyasasında olumlu gelişmeler yaşandı. İzmirli yerli bir üreticinin de çabaları sonucunda, boyutları küçüldü, fiyatları düştü.
11-12 metrelik yelkenli teknelere sığan ve saatte 60- 70 litre tatlı su üreten bu cihazların 220 voltla çalışan modellerinin yanı sıra, 12 voltla çalışanlarının da bulunması, özellikle küçük tekneler için daha uzun süre denizde kalma olanakları ve daha yüksek konfor sağlıyor.
Çoğu teknede jeneratör bulunmuyor. Ben, eğer uzun süre bir teknenin içinde yaşanılacaksa, jeneratörün hayatı kolaylaştıracağını düşünüyorum. Jeneratör demek, hem 220 wolt elektrik hem de akülerin sorunsuz şarj edebilmesi demek. Çoğu teknede jeneratör bulunmadığı için, bu sınırlı miktarda buzdolabı, derin dondurucu ve buz demektir. Yaz sıcağında akşam rakıyı buzsuz içmek zorunda kalmak da yazlık evlere göre, tekne hayatının dezavantajıdır. Ancak bu tamamen buzsuz kalmak anlamına da gelmesin. Sadece evlere göre, teknede buzdolabı ve derin dondurucu olanakları kısıtlıdır.( Tekrar etmekte fayda var. Jeneratörlü teknelerde bu dezavantaj söz konusu değil.)
İlle de televizyon seyretmek isteyenler için de yazlık evlerin belirgin üstünlüğü vardır. Gerçi tekneler için de uydu TV antenleri var ama fiyatları, ev antenlerine göre çok daha yüksek. Teknenin, yazlık eve göre avantajları ise saymakla bitmez. Şöyle ki … Artık yazlık evler, çoğunlukla deniz kıyısında değil, iç kesimlerde ve sırtlardadır. Kıyı kenar kanunu gereği, denize sıfır konut artık yapılamaz. 1974 yılından önce yapılan bir konut bulmak gerekir. O tür bir yazlık bulmak da gerçekten çok zordur. Ev eskidir ama fiyatı çok yüksektir. O nedenle yazlık evlerin çoğunluğu içlerde ve sırtlardadır. Bir kısmı denizi bile görmez.
Bu evlerde ya havuz yaptırılmakta, havuza girerek serinlenmekte, ya da uzun bir yol yürünerek, otomobil kullanılarak denize ulaşılmaktadır.
Buralarda denize girerken ya da plajda otururken, soğuk bir su, meşrubat ya da bira içmek olanakları kısıtlıdır. Denizden eve gidinceye kadar geçen süre içerisinde, ayaklarınız ve terliklerinizdeki kum, mayonuzun içine kaçan kum, insanı rahatsız eder. Zaman zaman
38 Denizde yaşamak