Denizde Yaşamak Denizde Yaşamak | Seite 33

yenisiyle siyasal iktidarlara ait. “İnsanlar, işi gücü bırakıp teknede nasıl yaşayacaklar” sorusu gündeme geliyor. İnsanların artık yapacak işleri kalmadı. Küçük bir birikimi olan da olmayan da hesabını yapıyor. Hesap da meydanda zaten. İstanbul’da hiçbir iş yapmadan evinden otursan, sokağa bile çıkmasan harcayacağın para ile denizde yaşadığın sürede harcayacağın para arasında ciddi farklar ortaya çıktı. Denizde yaşamak, hiçbir şey yapmadan evde oturmaktan çok daha avantajlı hale geldi. Çanakkale Boğazı’nı geçip Ege’ye çıktıktan sonra, sebze, meyve, balık vs gibi mutfak giderleri önemli ölçüde düşüyor. Bu arada dergideki yazıda belirtmemişim. Eklemekte fayda var. Kış aylarındaki ısınma giderlerindeki tasarruf da zaten ortada… Marina giderlerine gelince… Kış aylarında teknede yaşasak da yaşamasak da marinaya zaten para ödüyoruz. Ayrıca teknede yaşadıkça, teknenin bakım masraflarında da ciddi düşüşler meydana geliyor. Teknelerin içinde yaşadıkça, tekne de sizinle birlikte nefes aldıkça, korozyonlar, arızalar daha da azalıyor. Birçok problem daha büyümeden tespit edileceği için, ya tekne sahibi tarafından onarılacak ya da daha düşük bir bedelle onartılabilecek. Hal böyle olunca önümüzdeki günlerde, teknelerde yaşayan ve dolaşan denizci sayısında ciddi bir artış göreceğiz. Zaten çoğu denizcinin hayallerini, bir dünya turu süslüyor. Dünya turu demek, en azından üç yıl teknede yaşamak demek. Dünya turu yapmayan ya da yapamayanlar da ekonomik güçlükler ve zorluklar nedeniyle, teknede yaşamaya alışacaklar. Bakarsınız, bu ekonomik krizle birlikte dünya turu yapan denizci sayımız da artar. Üstelik dünya turu yapan dostların söylediğine göre, bu turdaki harcamalar, bırakın İstanbul’u, Ege kıyılarında dolaşmaktan bile daha düşükmüş… KRİZİN AMATÖRLERE ETKİSİ Naviga Dergisi’nin Ocak 2009 sayısında ekonomik krizin etkisini şöyle özetlemiştim: Küresel kriz, herkesi etkiliyor. Krizden etkilenmeyecek üç grup biliyorum. Birinci grup, Himalaya Dağları’ndaki Tibet rahipleri… Tibet’e yönelik turizm hareketlerinde bir daralma olacak ama gerçek Tibet rahipleri, dağlardaki sebze ve meyveleri tüketmeye devam edecekler, ormandan kestikleri odunu yakarak ısınacaklar, hayatlarında hiçbir şey değişmeyecek. 32 Denizde yaşamak