yenisiyle siyasal iktidarlara ait.
“İnsanlar, işi gücü bırakıp teknede nasıl yaşayacaklar” sorusu
gündeme geliyor. İnsanların artık yapacak işleri kalmadı. Küçük bir
birikimi olan da olmayan da hesabını yapıyor. Hesap da meydanda
zaten.
İstanbul’da hiçbir iş yapmadan evinden otursan, sokağa bile çıkmasan
harcayacağın para ile denizde yaşadığın sürede harcayacağın para
arasında ciddi farklar ortaya çıktı. Denizde yaşamak, hiçbir şey
yapmadan evde oturmaktan çok daha avantajlı hale geldi. Çanakkale
Boğazı’nı geçip Ege’ye çıktıktan sonra, sebze, meyve, balık vs gibi mutfak
giderleri önemli ölçüde düşüyor.
Bu arada dergideki yazıda belirtmemişim. Eklemekte fayda var. Kış
aylarındaki ısınma giderlerindeki tasarruf da zaten ortada… Marina
giderlerine gelince… Kış aylarında teknede yaşasak da yaşamasak da
marinaya zaten para ödüyoruz.
Ayrıca teknede yaşadıkça, teknenin bakım masraflarında da ciddi
düşüşler meydana geliyor. Teknelerin içinde yaşadıkça, tekne de sizinle
birlikte nefes aldıkça, korozyonlar, arızalar daha da azalıyor. Birçok
problem daha büyümeden tespit edileceği için, ya tekne sahibi
tarafından onarılacak ya da daha düşük bir bedelle onartılabilecek.
Hal böyle olunca önümüzdeki günlerde, teknelerde yaşayan ve
dolaşan denizci sayısında ciddi bir artış göreceğiz.
Zaten çoğu denizcinin hayallerini, bir dünya turu süslüyor. Dünya
turu demek, en azından üç yıl teknede yaşamak demek. Dünya turu
yapmayan ya da yapamayanlar da ekonomik güçlükler ve zorluklar
nedeniyle, teknede yaşamaya alışacaklar. Bakarsınız, bu ekonomik krizle
birlikte dünya turu yapan denizci sayımız da artar. Üstelik dünya turu
yapan dostların söylediğine göre, bu turdaki harcamalar, bırakın
İstanbul’u, Ege kıyılarında dolaşmaktan bile daha düşükmüş…
KRİZİN AMATÖRLERE ETKİSİ
Naviga Dergisi’nin Ocak 2009 sayısında ekonomik krizin etkisini şöyle
özetlemiştim: Küresel kriz, herkesi etkiliyor. Krizden etkilenmeyecek üç
grup biliyorum. Birinci grup, Himalaya Dağları’ndaki Tibet rahipleri…
Tibet’e yönelik turizm hareketlerinde bir daralma olacak ama gerçek
Tibet rahipleri, dağlardaki sebze ve meyveleri tüketmeye devam
edecekler, ormandan kestikleri odunu yakarak ısınacaklar, hayatlarında
hiçbir şey değişmeyecek.
32 Denizde yaşamak