Şia İnançları/İmamı Tanıma .......................................................... 241
İkincisi: Bizler bazılarını iyi veya kötü işe davet ede-
riz ama kendimiz birçok zamanda dediğimiz şeye a-
mil olmayız. Fakat peygamberler ve imamlar hiçbir
zaman emrettikleri şeyi terk etmezler. Çünkü hidayet
ve liderlikleri Allah'ın emriyledir. Onlar toplumu hida-
yet ettikleri dinle kendileri de amel ediyorlar. Toplumu
davet ettikleri manevi hayata kendileri de sahip olma-
lıdırlar. Zira Allah bir kimseyi hidayet etmedikçe top-
lumun hidayetini ona havale etmez ve Allah'ın özel hi-
dayeti hiçbir zaman yok olmaz.
Bu açıklamalardan şu sonuçları çıkarabiliriz:
1- Her ümmette o ümmetin peygamberi ve imamı,
toplumu davet ettikleri dinin, manevi hayatın en üstün
mem. Kıyamette halkın başına gelecek şiddeti ve korkuyu
ona tanıtırım." (Bihar-ül Envar, c.17. s.9)
Hz. İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor: "Resulullah (s.a.a)
Harise b. Malik-i Nu'man-i Ensari'yle karşılaştı. Ona "Nasılsın
ey Harise İbn-i Malik?" buyurdu. Harise "Ey Resulullah, haki-
katen iman getirmişim" dedi. Peygamber "Her şeyin bir
hakikatı var (onu doğrulayan var) Sözünün hakikatı nedir?"
buyurdu. Cevapta şöyle dedi: "Ey Allah'ın Resulü, dünyaya
rağbetsiz olmuşum, geceyi (ibadetle) uyanık geçiriyorum, sı-
cak günlerde (oruç olduğum için) susuz kalıyorum. Öyle ki,
Rabbimin arşına bakıyorum, hesab için kurulmuş cennet eh-
line bakıyorum birbirleriyle görüşüyorlar ve sanki ateş ehlinin
iniltilerini işitiyorum." Peygamber şöyle buyurdu "Allah'ın nur-
la kalbini doldurduğu bir kuludur." (Feyz-i Kaşani'nin Vafi ki-
tabı, 3. bölüm s.33)