deneme 2 | Page 242

Şia İnançları/İmamı Tanıma .......................................................... 241 İkincisi: Bizler bazılarını iyi veya kötü işe davet ede- riz ama kendimiz birçok zamanda dediğimiz şeye a- mil olmayız. Fakat peygamberler ve imamlar hiçbir zaman emrettikleri şeyi terk etmezler. Çünkü hidayet ve liderlikleri Allah'ın emriyledir. Onlar toplumu hida- yet ettikleri dinle kendileri de amel ediyorlar. Toplumu davet ettikleri manevi hayata kendileri de sahip olma- lıdırlar. Zira Allah bir kimseyi hidayet etmedikçe top- lumun hidayetini ona havale etmez ve Allah'ın özel hi- dayeti hiçbir zaman yok olmaz. Bu açıklamalardan şu sonuçları çıkarabiliriz: 1- Her ümmette o ümmetin peygamberi ve imamı, toplumu davet ettikleri dinin, manevi hayatın en üstün mem. Kıyamette halkın başına gelecek şiddeti ve korkuyu ona tanıtırım." (Bihar-ül Envar, c.17. s.9) Hz. İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor: "Resulullah (s.a.a) Harise b. Malik-i Nu'man-i Ensari'yle karşılaştı. Ona "Nasılsın ey Harise İbn-i Malik?" buyurdu. Harise "Ey Resulullah, haki- katen iman getirmişim" dedi. Peygamber "Her şeyin bir hakikatı var (onu doğrulayan var) Sözünün hakikatı nedir?" buyurdu. Cevapta şöyle dedi: "Ey Allah'ın Resulü, dünyaya rağbetsiz olmuşum, geceyi (ibadetle) uyanık geçiriyorum, sı- cak günlerde (oruç olduğum için) susuz kalıyorum. Öyle ki, Rabbimin arşına bakıyorum, hesab için kurulmuş cennet eh- line bakıyorum birbirleriyle görüşüyorlar ve sanki ateş ehlinin iniltilerini işitiyorum." Peygamber şöyle buyurdu "Allah'ın nur- la kalbini doldurduğu bir kuludur." (Feyz-i Kaşani'nin Vafi ki- tabı, 3. bölüm s.33)