Şia İnançları/İmamı Tanıma .......................................................... 227
velayetinden sevinip "Allah-u Ekber" diyerek sözlerine şöyle
devam etti: "Ben her kimin velisi ve sahibi isem, benden son-
ra Ali (a.s) onun mevlası ve sahibidir. Rabbim, Ali'yi seveni
sev, düşmanıyla düşman ol, yardım edene yardım et ve terk
edeni sen de terk et."
Behrani, Gayet-ul Meram kitabında s.336'da altı hadis Ehl-
i Sünnet ve on beş hadis Şia kaynaklarından bu ayetin nüzul
sebebinde getirmiştir.
Kısacası: İslam'ı yok etmek için her işe başvuran düşman-
lar, her yönden meyus oldularsa da, İslam'ın sahip ve koruyu-
cusu olan Peygamber-i Ekrem'in (s.a.a) ölümünden sonra İs-
lam'ın sahipsiz kalıp, yok olacağına ümitliydiler. Fakat Gadir-i
Hum onların endişelerini batıl etti. Yüce Peygamberimiz, Ali'yi
(a.s) İslam'ın sahibi ve velisi olarak Müslümanlara tanıttı.
Bundan sonra da bu ağır vazife Ali'nin (a.s) soyundan gelen
Peygamberin Ehl-i Beyti'ne aktarıldı. Daha fazla bilgi edinmek
için "El-Mizan" tefsirinin c.5, s.177-214 ve c.6, s.50-64'e mü-
racaat ediniz.
Gadir Hadisi: Peygamber-i Ekrem (s.a.a) Veda haccından
dönerken Gadir-i Hum denilen bir noktada durup Müslüman-
lar toplandıktan sonra bir hutbe okuyarak Ali'yi (a.s) Müslü-
manların imamlığına ve velayet makamına tayin etti.
Burâ diyor ki: "Veda haccında Peygamber-i Ekrem'in (s.a.a)
huzurunda idim. Gadir-i Hum'a vardığımızda Resulullah o ye-
rin temizlenip, toplantıya hazırlanmasını istedi. Sonra Ali'yi
(a.s) sağ tarafına alıp elini tutarak kaldırdı ve buyurdu: "Acaba
ihtiyarınız benim elimde değil midir?" Orada bulunanlar "Evet
bizim ihtiyarımız senin elindedir." diye cevap verdiler. Sonra
buyurdu: "Ben kime sahip ve mevla isem, Ali de onun sahibi
ve mevlasıdır. İlahi, onun dostuyla dost ve düşmanıyla düş-