deneme 2 | Page 228

Şia İnançları/İmamı Tanıma .......................................................... 227 velayetinden sevinip "Allah-u Ekber" diyerek sözlerine şöyle devam etti: "Ben her kimin velisi ve sahibi isem, benden son- ra Ali (a.s) onun mevlası ve sahibidir. Rabbim, Ali'yi seveni sev, düşmanıyla düşman ol, yardım edene yardım et ve terk edeni sen de terk et." Behrani, Gayet-ul Meram kitabında s.336'da altı hadis Ehl- i Sünnet ve on beş hadis Şia kaynaklarından bu ayetin nüzul sebebinde getirmiştir. Kısacası: İslam'ı yok etmek için her işe başvuran düşman- lar, her yönden meyus oldularsa da, İslam'ın sahip ve koruyu- cusu olan Peygamber-i Ekrem'in (s.a.a) ölümünden sonra İs- lam'ın sahipsiz kalıp, yok olacağına ümitliydiler. Fakat Gadir-i Hum onların endişelerini batıl etti. Yüce Peygamberimiz, Ali'yi (a.s) İslam'ın sahibi ve velisi olarak Müslümanlara tanıttı. Bundan sonra da bu ağır vazife Ali'nin (a.s) soyundan gelen Peygamberin Ehl-i Beyti'ne aktarıldı. Daha fazla bilgi edinmek için "El-Mizan" tefsirinin c.5, s.177-214 ve c.6, s.50-64'e mü- racaat ediniz. Gadir Hadisi: Peygamber-i Ekrem (s.a.a) Veda haccından dönerken Gadir-i Hum denilen bir noktada durup Müslüman- lar toplandıktan sonra bir hutbe okuyarak Ali'yi (a.s) Müslü- manların imamlığına ve velayet makamına tayin etti. Burâ diyor ki: "Veda haccında Peygamber-i Ekrem'in (s.a.a) huzurunda idim. Gadir-i Hum'a vardığımızda Resulullah o ye- rin temizlenip, toplantıya hazırlanmasını istedi. Sonra Ali'yi (a.s) sağ tarafına alıp elini tutarak kaldırdı ve buyurdu: "Acaba ihtiyarınız benim elimde değil midir?" Orada bulunanlar "Evet bizim ihtiyarımız senin elindedir." diye cevap verdiler. Sonra buyurdu: "Ben kime sahip ve mevla isem, Ali de onun sahibi ve mevlasıdır. İlahi, onun dostuyla dost ve düşmanıyla düş-