Şia İnançları/İmamı Tanıma .......................................................... 221
Dolayısıyla toplumun (küçük ve büyük) bekasını
düşünen veli ve başkan, geçici veya devamlı olarak
toplumundan ayrılmak isterse kuşkusuz kendi yerini
boş bırakıp toplumun beka ve zevalına göz yumamaz.
Ev halkını bir kaç gün yada bir kaç ay terk eden aile
reisi, bir müessese veya okul müdürü, emri altında
birkaç kişi çalıştıran kimse iş yerinden birkaç saatlik
de olsa ayrılmak istediğinde yerine birisini tayin edip
diğerlerinin ona başvurmalarını ister.
İslam dini Kitap ve Sünnet'in kesin nassına göre fıt-
rat üzerine kurulu bir dindir. Bunu, İslam'ı tanıyan da,
tanımayan da İslam'ın çehresinde müşahede edebilir.
Allah ve Resulünün bu dinin toplumsal yönü için ver-
dikleri önem inkar edilemez ve hiçbir şeyle ölçülemez
derecede olduğu da bilinmektedir.
Peygamber-i Ekrem (s.a.a) İslam'ın hakim olduğu
yerlerde birlik ve beraberliği sağlamayı hiç de unut-
madı. İslam hükümeti sınırlarına dahil olan şehir ve
köylere en kısa bir zamanda vali tayin edip Müslü-
manların işini ona havale ediyordu. Hatta cihat için
hazırlanan ordulara başkanlık konusunun önemini ha-
tırlatmak için bir kaç tane komutan seçiyordu. Mute
savaşına hazırlanan orduya dört komutan seçti, biri
şehit düşerse diğerleri sırayla bu görevi üstlenecekti.
Aynı şekilde hilafet konusunu da önemseyerek lü-
zumlu gördüğü vakitler halifesini tayin etmekten
çekinmedi. Medine'den ayrıldığı zaman yerine vali
tayin etti. Hatta Mekke'den Medine'ye hicret ettiğinde,