deneme 2 | Page 222

Şia İnançları/İmamı Tanıma .......................................................... 221 Dolayısıyla toplumun (küçük ve büyük) bekasını düşünen veli ve başkan, geçici veya devamlı olarak toplumundan ayrılmak isterse kuşkusuz kendi yerini boş bırakıp toplumun beka ve zevalına göz yumamaz. Ev halkını bir kaç gün yada bir kaç ay terk eden aile reisi, bir müessese veya okul müdürü, emri altında birkaç kişi çalıştıran kimse iş yerinden birkaç saatlik de olsa ayrılmak istediğinde yerine birisini tayin edip diğerlerinin ona başvurmalarını ister. İslam dini Kitap ve Sünnet'in kesin nassına göre fıt- rat üzerine kurulu bir dindir. Bunu, İslam'ı tanıyan da, tanımayan da İslam'ın çehresinde müşahede edebilir. Allah ve Resulünün bu dinin toplumsal yönü için ver- dikleri önem inkar edilemez ve hiçbir şeyle ölçülemez derecede olduğu da bilinmektedir. Peygamber-i Ekrem (s.a.a) İslam'ın hakim olduğu yerlerde birlik ve beraberliği sağlamayı hiç de unut- madı. İslam hükümeti sınırlarına dahil olan şehir ve köylere en kısa bir zamanda vali tayin edip Müslü- manların işini ona havale ediyordu. Hatta cihat için hazırlanan ordulara başkanlık konusunun önemini ha- tırlatmak için bir kaç tane komutan seçiyordu. Mute savaşına hazırlanan orduya dört komutan seçti, biri şehit düşerse diğerleri sırayla bu görevi üstlenecekti. Aynı şekilde hilafet konusunu da önemseyerek lü- zumlu gördüğü vakitler halifesini tayin etmekten çekinmedi. Medine'den ayrıldığı zaman yerine vali tayin etti. Hatta Mekke'den Medine'ye hicret ettiğinde,