deneme 2 | Page 182

Şia İnançları/Peygamberi Tanıma ................................................. 181 3- AKIL VE KANUN Eğer iyice düşünürsek, beşerin arzu ettiği ve top- lumun ferd ferd yahut grup grup Allah'ın verdiği temiz fıtratla zorunlu olduğunu kavradıkları, mutluluğu te- min edebilecek kanunun; beşeriyet dünyasını beşeri dünya olarak ayrım yapmadan ve istisnasız mutluluğa eriştirip, genel kemali hakim kılacak kanun olduğunu anlarız. Şimdiye kadar beşerin, farklı hayat dönemle- rinde aklından kaynaklanacak böyle bir kanunu gün- deme getirememesi göz önündedir. Eğer bunu idrak etmek tekvini olarak aklın uhdesine bırakılmış olsay- dı, bu kadar uzun dönemler içerisinde beşer akıl aracı- lığıyla buna ulaşırdı. Hatta düşünce cihazıyla donatıl- mış bireyler şimdiye kadar bunu ayrıntılarıyla kavrar- lardı, tıpkı toplumda bir kanunun gerekliliğini kavradı- ğı gibi. Başka bir ifadeyle şöyle söyleyebiliriz: İnsan toplu- munun saadetini temin edip, onu yaratılış hedefine ulaştıracak noksansız müşterek kanun, eğer tekvini olarak aklın uhdesine bırakılmış olsaydı, her akıllı in- san onu anlayabilirdi. Tıpkı kârını, zararını ve diğer ha- yat ihtiyaçlarını anlayabildiği gibi. Fakat halen böyle bir kanundan kimsenin haberi yoktur. Kendi kendine meydana gelen kanun, bir hükümdarın veya toplumun bir kısmının koyduğu kanunları bir grup kabulleniyor- sa da başka bir grup hiçe sayıyor. Bir toplumun o ka- nundan haberi var ise diğer birinin yoktur ve hiç bir