172 ................................................................................... İslam'da Şia
lidir. Bunlardan herhangi biri olmazsa bu eylem insa-
nın gücü dışında olur. Hepsinin gerçekleşmesiyle işin
gerçekleşmesi de zaruri = zorunlu olur.
Önceden de belirtildiği üzere yapılan fiillerin, tam il-
let parçalarının tümüyle zaruret = zorunlu nitelikli ilinti
taşımasının, tam illetin bir parçası olan insanla ilinti-
sinin imkan ve olabilirlilik oluşuyla hiç bir çelişkisi
yoktur.
İnsan, fiilinde serbesttir. Fiilin nedenin tümüne na-
zaran zaruri = zorunlu oluşu, onun insana nazaran da
zaruri = zorunlu olmasını gerektirmez.
İnsandaki saf ve dejenere olmamış kavrayış da bu
görüşü destekliyor. Çünkü bizler, insanların ilahi fıtrat-
larıyla yemek, içmek, yürümek gibi fiillerle sıhhat,
hastalık, büyüklük, küçüklük ve uzun boylu olmak gibi
şeyler arasında fark gözettiklerini gözlemliyoruz. İn-
sanlar doğrudan insanın iradesine bağlı olan birinci
tür işleri insanın ihtiyarında bilir onunla ilgili emir ve
nehiy, övgü veya yergide bulunur; ikinci kısmın tam
aksine, çünkü ikinci kısımda insanın hiçbir yükümlü-
lüğü yoktur.
Sadr-ı İslam'da, insan fiili hakkında Ehl-i Sünnet
arasında iki meşhur görüş vardı. Bir grubu, insanın fiil-
lerini Allah'ın değişmez iradesinin ona taalluk ettiğini
göz önünde bulundurarak insanı kendi fiillerinde ceb-
re=zorlamaya tabi bilmişler ve insanın iradesine ve ih-