Şia'nın Dini Düşüncesi ................................................................... 137
ikinci yüzyıl ve üçüncü yüzyılın evvellerinde Mutezile
mezhebinin yayılmasıyla, en doruk noktasına varan
kelam ilmi dalında uzman olan mütekellimlerin ilk
saflarında yer almışlardı.
Kaldı ki Eşaira, Mu'tezile ve başkalarından oluşan
Ehl-i Sünnet mütekellimlerinin silsilesi, Şia'nın birinci
rehberi Hz. Ali'ye (a.s) varır. 133
Tarihte on iki bin civarında tesbit edilen sahabeden
elimize ulaşan eserleri tanıyan kimseler, bunların içe-
risinde felsefi tefekkürü içeren bir tek eserin bile nak-
ledilmediğini iyice bilirler. Yalnız Emir-ül Mü'minin Hz.
Ali'nin (a.s) ilahiyatla ilgili çekici açıklamaları, en derin
felsefi tefekkürü içermiştir.
Sahabe, onlardan sonra gelen tabiin ve bilahare o
dönemde yaşayan Arapların, felsefi düşünceyle hiç bir
ilgileri yoktu. Hicretin ilk iki yüzyılı döneminde yaşa-
yan bilginlerin sözlerinde, felsefi incelemelerden bir
örnek bile görülmüyor. Yalnız Şia imamlarının, bilhas-
sa birinci İmam Hz. Ali'nin (a.s) ve sekizinci İmam Hz.
Rıza'nın (a.s) derin açıklamaları, felsefi düşüncelerden
sonsuz hazineleri ihtiva eder. Talebelerinden bir grubu
felsefi düşünceyle aşina edenler, bunlardır.
Evet, Araplar, felsefi düşünce metodundan uzaktı-
lar. Fakat ilk kez hicretin ikinci yüzyılının başlarında
133- İbn-i Ebil Hadid'in Nehc-ül Belağa'ya yazdığı şerhin,
birinci cildinin başları.