deneme 2 | Page 129

128 ................................................................................... İslam'da Şia ler, bir hadisi işitmek için kilometrelerce yol kat edip uzun seferlerin zahmetine katlanıyorlardı. Yabancılardan İslam elbisesine bürünen ve İslam'ın iç düşmanlarından bir grup, hadislerde değişiklik yapmış kendilerinden hadis uydurmuşlar ve böylece hadisi, itibarlı ve güvenilir durumdan düşürmüşler- dir. 122 Dolayısıyla Müslüman bilginler bu duruma çare a- ramaya koyulmuşlar sonuçta hadislerin doğrusunu, yalanından ayırt etmek amacıyla "Rical ve Dirayet" ilmini çıkarmışlar. Ama Şia, hadislerin senedini arındırmaya yönelik çalışmasının yanı sıra, hadisin geçerli ve hüccet olma- sı için, hadislerin içeriğinin Kur'an'la mutabık olmasını da şart koşuyor. Şia kanalıyla Peygamber-i Ekrem (s.a.a) ve Ehl-i Beyti'nden kat'i ve kesin senetle nakledilen bir çok hadislerde "Kur'an-ı Kerim'le muhalif olan hadisin hiçbir değerinin olmadığı ancak Kur'an'a mutabık o- bir grubu ona kaildirler. Fedek olayından birinci halifenin de o görüşü savunduğu sonucu ortaya çıkıyor. 122- Bu sözün şahidi, alimlerin uydurulmuş hadisler hak- kında yazmış olduğu birçok kitaplardır. Alimler Rical kitapla- rında ravilerden bir grubunu "Vazza" (hadis uydurucu) ve "Kezzap" (yalancı) olarak tanıtmışlardır.