Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Defterhâne-i Hakanî
1913 tarihli teşkilat nizamnâmesinin getirdiği en önemli yenilik İstanbul’da bulunan
Defter-i Hâkanî Emâneti’nin dışında ayrıca bir Defter-i Hâkanî Müdüriyeti’nin ihdas edilmesi,
muamelat ve kayıtlarının ayrılması olmuştur. Böylece daha önce İstanbul ile ilgili muameleler
emanette yürütülürken, Defterhâne artık tam bir merkez teşkilatı hâline getirilmiştir.
Defterhâne’nin emânete dönüştürülmesinden sonra bünyesinde meydana gelen
en mühim değişiklik, nezaret döneminde iken hazırlanıp, emanet döneminde iken yürürlüğe giren kadastro kanunu çerçevesinde yürütülen kadastro muameleleri olmuştur.
1913 tarihinden itibaren Maliye Nezâreti bünyesinde hizmet veren Defter-i Hâkanî
Emâneti tapu muamelatı ile ilgili işlemlerinin yanı sıra kadastro heyeti idaresi altında bölgesel bazı kadastro çalışmalarını da devam ettirmiştir. 1914 yılında başlayan 1.Dünya Savaşı ve
akabinde devam eden Millî Kurtuluş Mücadelesi Dönemi’nde teşkilat yapısında mühim bir
değişiklik olmayan Defterhâne Kurtuluş Savaşı’nın muvafakiyetle sonuçlandırılıp saltanatın
kaldırılmasının ardından 5 Teşrin-i Sani 1338 (5 Kasım 1922) tarihli emirnâme ile lağvedilmiştir. Teşkilatın adında yer alan “Hâkanî” ibaresinin kaldırılmasına yönelik bu işlemin ardından
yeni yönetimin merkez teşkilatı içerisinde tapu muamelatı ile ilgili işlemleri gerçekleştirecek
olan yeni bir birim oluşturuluncaya kadar rutin muamelelerin aksamaması amacıyla İstanbul
Defter-i Hâkanî Müdüriyeti’nce işlemin devam ettirilmesi kararlaştırılmıştır.
Cumhuriyetin ilanının hemen öncesinde tapu muamelatı ile ilgili işlemleri gerçekleştirmek üzere ve yine Maliye Vekâleti’ne bağlı Umûr-ı Tasarrufiye Müdüriyeti ve akabinde
Tapu Umûm Müdürlüğü’nün kurulmasına kadar geçen ara dönemde tasarruf muameleleri
İstanbul Defter-i Hâkanî Müdüriyeti’nce yürütülmüş olup, kayıt ve haciz kalemleri ile fen heyeti ve şer’ memurluğu da bu müdüriyet bünyesinde muamelelerine devam etmişlerdir.712
712 TKGM. İLMd. C.24, vrk.35
187