Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Defterhâne-i Hakanî
1-
Anadolu ve Rumeli’de kâin gayr-i ez evkâf zuhûr eden arâzi-i mîriye mahlûlâtının
şimdiye kadar 2000 guruşlukdan yukarısı cânib-i hazîne-i celîleye ve ondan aşağısı deruhdecilere
âid olmakda ise de bundan böyle mahlûlât-ı mezkûrenin tamamıyla hazine-i celîle-i merkûme
cânibine âid ve râci olması
2-
Arâzi-i emîriyeden bir tarla tapuya müstehak oldu denilmesi mutasarrıfı bilâ veled fevt oldukda ol tarla ta‘tîlde vikâyeten ve zürrâ‘ tâifesinden âher kimesneye tefvîz olunmağa
müstehak ve şâyân oldu demek olarak bu sûretde resm-i tapu ta‘biri dahi ol arâzinin mu‘accelei misliyesi olub yoksa ba’zı mahallerde müte’ârif olduğu üzere mahlûl olan arâzinin bir senelik
hâsılâtı olmadığı
3-
Öteden beri arâziye müte’allik senedât bayağı kağıda şimdilerde ba’zan varakai sahîhaya yazılarak bu sûret tedâvül etmekde ise de işbu arâzi cânib-i devlet-i aliyyeden tefvîz
buyurulmakda olmasına nazaran senedâtının dahi daha i’tibâr ve i’tinâlıca olması ve bunların bu tarafda aklâm-ı şâhâneden münâsib birinde nizâmât-ı hasane tahtında olarak mukayyed bulunması mazbûtiyet-i maslahat ve eshâbı haklarında dahi hayr ve menfa’ati müstelzim
olacağından bundan böyle senedât-ı mezkûre bayağı kağıda ve varaka-i sahîhaya yazılmayıp
arâziye mahsûs olmak üzere bâlâları tuğrâ-yı garrâ-yı hazret-i mülûkâne ile mu’anven ve matbû’
sened tanzîm ve bunların sebt ve kaydına Defterhâne-i Âmire Kalemi tahsîs olunarak senedâtı lâzıme bu tarafdan i’tâ olunmak üzere fîmâ ba’d taşralarda o makûle arâzînin tefvîz ve ihâle
ve ferâğ ve intikâli vukû’unda hangi kazâ ve karyede vukû’bulmuş ve kime tefvîz olunacak ve
kimden kime ferâğ ve intikâl etdirilecek ise isim ve şöhretleri ve arâzinin hangi sancak ve kazâ
ve karye ve timâr ve mukâta’a dâhilinde olduğu ve hudud ve sınırı gösterilerek tâbî’ bulunduğu
kazâ meclisinde mazbatası yapılıp ve ol kazâdan dahi mülhâk olduğu sancak başına gönderilip mûcebince sancak başının büyük meclisinde dahi senedinin tanzîmi zımnında diğer mazbata terkîm olunarak kazâ meclisi mazbatası sancak başında hıfz ve ibkâ ve iktizâ eden mu’accelât
ve harc-ı ferâğ ve intikâlâtı mal memurları ma’rifetiyle ashâbından ahz ve istîfâ olundukdan sonra mezkûr büyük meclis mazbatası sancak başında bulunacak ve vülât-ı izâm ve mutasarrifîn-i
kirâm ve muhassilîn taralarından 11. Bendde beyân olunan usûl üzere bu tarafda bulunan kapı
kethüdâları ve müdîr umûrları câniblerine gönderilib bunlar dahi vârid olan mazbataları tevkîf
ve te’hîr etmeyerek derhal mahalline takdîm ile usul ve nizâmına tevfîkan kalem-i mezbûr tarafından senedât-ı lâzimesini istihsâl ve müşâr ve mûmâileyhim taralarına serî’an irsâl ederek
mahallinde ashâbına verilmesi ve ferâğ ve intikâlât vukû’unda mahallinde bade’l-kayd senedâtı mezkûrenin tecdîdi iktizâ etmeyib te’âmül-i kadîmi vechile etrâf ve zuhûrlarına yürüdülmek
ve emîn-i Defter-i Hâkânî ta’biriyle hek ve tanzîm ve tahsîs olunacak mühür ile temhir olunmak üzere mazbatasıyla beraber senedâtın gönderilmesi ve fakat yazı yazacak mahalli kalmadığı veyâhud fersûde olarak kâbil-i isti’mâl olamadığı hâlde ol vakt tecdîd olunması ve bir de
ber minvâl-i muharrer kazalar taralarından büyük meclise gelecek mazbatalar ta’addüd etdiği
hâlde ashabını posta masarifinden vikâyeten her biri içün büyük meclisden başka başka mazbata terkîmine hâcet olmayarak tecemmü’ etdikçe birkaç adedi birleşdirib yine kazalar mazbatalarından muharrer isim ve şöhret ve hudud ve sınır keyfiyetleti tamamıyla gösterilerek büyük meclis mazbatası bâlâsına yazılıp bu tarafa ol suretle inhâ kılınması
140