DEFTERHÂNE’DEN TAPU VE KADASTRO’YA | Page 102

Kuruluşundan Tanzimat’a Defterhâne-i Hakanî çirilen yerde tutunabilmesi ve yerleşmesi için yapılıyor olmalıdır. Osmanlı bu usulü bilhassa yeni zapt edilen İslâm ve Türk medeniyetlerinde sıkça uygulamış, eski kanunları biraz değiştirerek ya da hiç değiştirmeden muhafaza ve tatbik etmiştir. Bunlara örnek olarak Hasan Padişah kanunları ile Mısır Sultanı Kayıtbay’a, Dulkadiroğulları’nda Alaüddevle Bey’e ait kanunlar zikredilebilir.372 Osmanlı’nın eski kanunları ve gelenekleri devam ettirme ve kendi hakimiyetine giren yerlerde yürürlükte olan ve halkın alışık olduğu örf ve âdetler ile vergi düzenini ihtilalci bir biçimde kaldırmama anlayışı, yalnız Anadolu’da ya da Türk ve İslâm Devletlerinden ele geçirilen yerlerde uygulanan bir usul olmayıp, hemen her yerde tatbik edilmiştir. Örneğin, Gence Eyaleti’nde Osmanlı’nın Safevi vergi toplama kaidelerini devam ettirdikleri373 , Beyrut ve civarında Roma Dönemine ait bazı vergilerin önce Memluklar sonrasında Osmanlılar tarafından aynen tatbik edildiği374 ve Balkanlarda birçok yerde, önceki krallar zamanında cari olan bir kısım vergiler ile örf ve âdetlerin devam ettirilmiş375 olduğu gibi birçok örnek bulmak mümkündür. Bunun sonucu olarak, pek çok bölgeye ait ve bilhassa Balkan kökenli birçok deyim, vergi adı, ölçü birimi vb. Osmanlı Kanunnâmelerinde olduğu gibi yer almış ve bunlarla ilgili uygulamalar geçerli sayılmıştır376. Bu veriler de göstermektedir ki Osmanlı tahrir usulü bilhassa İlhanlı ve Selçuklu tesirinde ortaya çıkıp gelişmekle birlikte, gerek Anadolu Beylikler Dönemi ve gerekse muhtelif coğrafyalardaki İslam ve Türk Devletlerinde, ayrıca büyük siyasî organizasyonların ortaya çıktığı her yerde bu usul bazı küçük değişikliklerle tatbik edilmekteydi. b. OSMANLI DEVLETİ’NDE TAHRİR SİSTEMİ İslam ve Türk Devletleri’nin tümünde uygulanan tahrir geleneğini devletin idarî, malî ve askerî teşkilatının bir zorunluluğu olarak Osmanlı Devleti de ilk padişahlardan itibaren uygulamıştır. Hatta Ebu’l- ûlâ Mardin tahrirlerin Orhan Gazi devrinden itibaren icra edilmekte olduğunu öne sürmektedir.377 Nitekim, henüz Osman Gazi hayatta iken, Orhan Gazi’nin Bursa’da fethettiği yerleri timar e &