DEFTERHÂNE’DEN TAPU VE KADASTRO’YA | Page 100

Kuruluşundan Tanzimat’a Defterhâne-i Hakanî Roma İmparatorluğu’nda da benzeri tahrirler yapıldığını görüyoruz. Bilhassa Roma İmparatoru Diocletian tahrirleri kanun hâline getirmiş, ilasın eşiğine gelen Roma’yı kurtarmak için her beş yılda bir tahrir yapılmasını emretmiştir. Bu emri yerine getirmek üzere imparatorluğun her eyaletine Censitares yani eminler göndermiştir. Roma’da bu defterlere “census” adı verilmekteydi.358 Bu tahrirlerde her Romalı, ismini, baba adını, aile efradını, vergiye tabi servet, arazi, köle vb. mallarını ve bunların değerlerini bildirip yazdırmaya mecburdu. Ortaçağ Avrupası’nda da muhtelif şekillerde tahrirler yapılmaktaydı. Bilhassa derebeyleri, kendi malikâneleri içindeki tarla, çayır, hayvan ve insanlara ait sayımlar yapmışlardı. Krallıklarda da merkezî kontrolü sağlayabilen krallar, yalnız kendi malikânelerinde değil, kendilerine tabi olan tüm senyörlüklerin gelir kaynakları hakkında bilgi edinebilmek için tahrirler yapmışlardı.359 Yine İngiltere’nin Normanlar tarafından zapt edilmesinden sonra, 1086 tarihinde İngiltere’nin büyük bir kısmını kapsayan ilk ve tek tahriri sonucunda “Domesday Book” adı verilen defter ortaya çıktığı görülmektedir.360 Bu da diğerleri gibi gelir kaynaklarının tespiti ve vergi konusuyla ilgili olarak ortaya çıkmıştır. Bizans Devleti’nde de XI. yüzyıldan itibaren tahrirler (praktika) yapıldığını görmekteyiz. Bizans’ta bu tarihten itibaren tahrirlerin yapılması, Bizans toprak sistemindeki bir yenilikle alakalıdır. Bu yenilik, İslâm Devletlerinde ve Selçuklularda görülen ve sonrasında Osmanlı Devrinde geliştirilen ikta’ ya da timar sisteminin “Pronoia” sistemi adıyla Bizans’ta uygulanmaya başlanmasıdır. Bu sistemde özetle, pronoia tevcih edilen kişi askerî bir görevle yükümlendirilmektedir. Kendisine tevcih edilen arazi mülk olarak verilmez, satılmaz ve nesline de intikal etmezdi. Pronoia sahibi kendisine tevcih edilen araziden vergileri toplar ve bu arazi üzerindeki her şeye sahip ve efendi olurdu.361 Bu sistem İslâm ikta’ sisteminin belli açılardan kopya edilmiş halidir. XI. yüzyılın ikinci yarısından itibaren bu sistemin uygulanması Bizans’ta tahrir yapılmasını elzem kılmış olmalıdır. Bu konuda iki tür defter tutulmuş olup, birisi daha eski dönemlerde tutulan ve cadastre olarak bilinen ve vergilerle alakalı defterlerdir. Diğeri Praktika denilen defterlerdir ki tahrir defterlerine muhteva olarak daha çok benzemektedir.362 Zamanla bu tahrir sistemini geliştiren Bizanslılar, memleket tahrir edildiği zaman köylerin vergilerini toptan değil, her hânenin hâsılatını tespit etme usulünü uygulamaya başlamışlar ve imparatorluğun tüm Themes’lerini (vilayetlerini) her on beş senede tahrir etmeyi gelenek hâline getirmişlerdir.363 Bütün bu tarihi bilgiler, bir daire içinde Roma, Bizans, Sâsânî, Emevî, Abbasî ve İlhanlı istikametinde arazi tahriri açısından bir devamlılık ve sürekli karşılıklı etkileşim olduğunu gösteriyor. Zira Sicilya’da uygulanan Ceridelerin Fatımîlerin tesiriyle geliştiği, Fatımîlerin sis- 358 Çiçek, a.g.m., s.55 359 Barkan, Hüdavendigar, s.7 360 Çiçek, a.g.m., s.60 361 George Ostrogorsky, Bizans Devleti Tarihi, Çev.Fikret Işıltan, Ankara 1991, s.343 362 Çiçek, a.g.m, s.65 363 Mario Grignaschı,“Mufassal Kadastrolar İçin İl-Yazıcıların Defatir-i İdadiyeleri”, XII. Türk Tarih Kongresi, C.III, Ankara.1999, s.679 80