AVRUPA KULTUR YILLIK 2016-2017 AVRUPA KULTUR YILLIK 2016-2017 | Page 164

Yakup Karahan
de uçak yolcularından üçte birinin çocuk veya bebek olu�u.
Çocukları, bebekleri çok severim, ama yolculuk anı tavsiye etmem.
Uçağa herkes yerle�ti. Eksik kalmadı. �Host� Bey, yani Türkçe kar�ılık olarak otobüslerdeki �muavin� veya �kaptan yardımcısı� diye adlandırabileceğimiz karde�imiz, gerekli uçu� bilgilerini, kemer ayarlaması ve bağlama vb. bilgileri verdi. Kalkacağız diye heyecan yaptık. Hatta yanımdaki arkada�ıma emniyet kemerini takarken �Aaa kilo vermi�im bak kemer bo� geliyor... Zuahahaha! �, daha sonra kilolu birine �Yakında fazla kilolar için de ekstra para alacaklar, dikkat et, fazlalarını senden zayıf birine de veremezsin. Ne edecen o vakit?!.. Hohiaiaiaia! � diyerek sevinçten kötü bir iki espri bile yaptım.
�aka değil, Hollanda�dan geldik, üzerine havalimanında uzun süre bekledik, uçağa binene kadar da zaman geçti. �ükürler olsun sonunda yerle�tik. Yakla�ık 4 saat kadar sonra İzmir�deyiz. Kendimce keyili i�ler pe�indeyim: �Uyusam mı acaba, yoksa biraz gazete mi okusam?.. �
Ben böyle saf saf hayaller kurar iken, her an hareket etmesini beklediğim uçak, bütün bilgilendirmeler yapılmı�, kalkı�a hazır olduğu vurgulanmı� olmasına rağmen yakla�ık bir saattir kalkmıyor. Birden bunu fark ettim.. Birden... Çünkü uçağın yarısına yakın nüfusu olu�turan çocuk ve bebekler hep bir ağızdan ağlamaya ba�ladılar. İnanılmaz bir huzursuzluk ve gürültü. Birinin ağlaması digerini harekete geçiriyor.
Analar, babalar elde tutamıyor. Oyuncak veren, emzik veren, olmadı, enerjisi yetmediği ve elinden bir �ey gelmediği için çocuğu yere çakacak kadar sinirlenenler var. Bütuün çocuklar ve bebekler ağlıyor. Uyumak da haram, gazete okumak da haram... Sağa sola boynu bükük bakar olduk...
Yanımdaki arkada�, uçak i�lerinden anlayan biri. � N�ooldu acaba?.. Tüh yazık oldu, çok zararları var. Bu kadar uzun beklediler … � diye uçak �irketine acıyor.
Bu arada gecikme bir saati da geçmi� durumda.
Çocuklarin dı�ında artık büyükler de homurdanmaya ba�ladılar. Yetkili birini arıyorlar ama bulamıyorlar. Hostesler ve �Host�( muavin) aradan geçmemeye özen gösteriyor.
Herkes söyleniyor. Kimse ne olduğunu bilemiyor.- Arıza mı var acaba?- Valla n�ooldu kimbilir?- Ne olacak ya, hata bizde ki, bunlarla yolculuk ediyoruz!... Bu arada uçağın kalkı�ı iki saat gecikti. Çocuk ve bebekler ağlamaktan bitkin dü�mü durumdalar. Gene de susmak yerine ağlamaya devam ediyorlar ve ağlamaları artık iniltiye dönü�mü� durumda.
Uçağın içinde inilti bir uğultu �eklinde kulak tırmalıyor.
Yolcular da iyice sesini yükseltmeye ba�layınca muavin bey açıklama yapmak durumunda kaldı: �Kusura bakmayin geciktik. Birazdan detaylı açıklama yapacağız. Yalnız benim bilmek istediğim bir �ey var. � Dikkatle muavini dinliyoruz.- Yolculardan kimse ba�kasının bagajını aldı mı? Ses cikmayinca tekrar etti.- Uçakta kimse ba�ka bir yolcunun e�yasını kendi e�yası gibi bagaja verdi mi? Bir iki hareketlenme oldu ama tam sağlıklı bir cevap da çıkmadı. Birkaç ki�i ayağa
54