AVRUPA KULTUR YILLIK 2016-2017 AVRUPA KULTUR YILLIK 2016-2017 | Page 163

AMSTERDAM- Hollanda�dan önemli bir i� için üç arkada� acilen İzmir�e uçmamız gerekti. Aradık taradık 24 saat içerisinde İzmir�e uygun bir uçak veya bağlantılı bir uçak bulamadık. Yolculuk yapacağım diğer iki arkada� bu konularda deneyimliler. Hollanda�ya en yakın yerlerden biri Almanya�nın Düsseldorf �ehri. Hemen buradan bir İzmir uçağı ayarladılar.
Amsterdam, Düsseldorf arası çok uzak değil, bir-iki saat içerisinde varıverdik.
Almanya�yı bilenler veya Avrupa�da ya�ayanlar Düsseldorf�u da bilirler. Benim ilk gidi�imdi. İlk izlenimlerim de çok önemliydi.
Düsseldorf�u �ehir olarak görmedim. Direkt havalimanına gittik.
Düsseldorf havalimanında inanılmaz bir kalabalık. Yalnız neredeyse hemen hemen herkes Türk. Diyebilirim ki, ben bu kadar Türk�ü, Türkiye�de dahi bir arada görmedim. Göz alabildiğince Türk vatanda�ı. Öyle ki havalimanı görevlilerinin, Türklere hizmet verenleri de Türk. Sadece birkaç Alman pasaport polisine rastladığımı söyleyebilirim.
Mah�eri kalabalık arasında biraz çabalayarak, nereye gideceğimizi, hangi sıraya gireceğimizi kestirip i�lemlerimizi yaptırmak için kuyruğa girdik.
Sırada beklerken ilginç bir durum dikkatimi cekti.
Valizini teslim etmek için bekleyenlerin yanına birileri yana�ıp bir �eyler soruyorlar veya söylüyorlar. Birbirlerini tanıyıp tanımadıklarını pek kestiremiyorum. Yalnız bu görü�me bazen biraz uzayabiliyor. Bazı e�yalar alınıp veriliyor. Bir alı�veri� var gibi. Garip bir durum söz konusu. İzliyorum, ama bir türlü ne olduğunu bilemiyorum ve anlam da veremiyorum. Yalnız bu durumdan dolayı i�lemler uzuyor, sıra bize bir türlü gelmiyor.
Birlikte yolculuk yaptığımız diğer iki arkada�ım-bunu sonradan anlıyorumdeneyimli olduklarından pek oralı değiller.
Ben merakla olan biteni izliyorum.
İ�lem sırası bize gelince aynı �ekilde bir-iki ki�i yanımıza yana�ıveriyor.
Arkada�larım, yanımıza yana�ıp bir �eyler söylemek isteyenleri hiç dinlemeden hemen onlara arkalarını döndüler.
Ben davranı�larının pek sosyal ve samimi olmadığı dü�üncesi ile yanımıza gelen ya�lı ba�lı insanlari dinlemeye ve anlamaya karar verdim.- Buyurun?! Bir �ey mi söyleyeceksiniz?- Kusura bakmayın rahatsız ediyoruz ama, sizin valiziniz yok galiba.- Evet sadece çantam var, neden?- Bizim biraz kilo fazlamız var da? Çok para tutuyor, bir iki valizi sizin adınıza bagaja versek olur mu?
Haaa!.. Anladım ki, deminden beri uzaktan gördüğüm, yandan gelip bir �eyler söylemeler, indirip kaldırmaların bütün nedeni valiz fazlası, kilo fazlası imi�...
Birçok insanın bildiği gibi uçak �irketleri belli kilo üzeri ta�ımaya ekstra para talep etmekte. Bizim Avrupa�da ya�ayan amcalar, teyzeler de buradan oraya, oradan buraya sürekli bir �eyler ta�ıdıklarından her daim bagaj fazlalığına bağlı sorun ya�amaktalar. Çözüm olarak da fazla bagajı olmayan diğer yolculara ricada bulunup kendi valizlerinin bir kısmını onların adına uçaga veriyorlar. Bu sayede ekstra ücret ödemiyorlar.
Çok hızlı bir �ekilde söylenenleri değerlendirdim ve yapamayacağımı, acele i�imin olduğunu belirttim. Zira valiz kaybolsa benim i�lem yapmam gerek vb. açıklamaya çalı�tım.
Yanıtımdan pek memnun olmadılar, ama benim de kararliı olduğumu görünce üstelemediler. Sanırım �Hayır� cevabına da alı�ık olduklarından ya da �Olabilir, insanlık halidir� diye de dü�ünmü� olabilirler, hemen yandaki diğer yolculara durumlarını anlatmaya karar verdiler.
Kalabalıktan dolayı i�ler biraz uzadı, biraz gecikmeyle uçağa alındık. Tahmin ettiğim gibi uçak tamamen dolu. Ön sıralarda bir yer vermi�ler, arkaya bakmaya dahi cesaret edemiyorum. İnanılmaz bir kalabalık, en önemlisi de, evet en önemlisi
53