Vermeyince Mabud Neylesin Mahmud
İhzarî: Burak Yılmaz
Sultan:
-Tıkandı Baba sana baklavalar gelmedi mi, demiş.
-Geldi sultanım
-Peki ne yaptın sen o kadar baklavayı?
-Sultanım baklavaları satıp evin ihtiyaçlarını giderdim, sağ olasınız,
duacınızım.
-Sultan şöyle bir tebessüm etmiş.
-Anlaşıldı Tıkandı baba anlaşıldı, hadi benle gel, deyip almış ve
devletin hazine odasına götürmüş.
-Baba şuradan küreği al ve hazinenin içine daldır küreğine ne kadar
gelirse hepsi senindir, demiş.
Tıkandı baba o heyecanla küreği tersten hazinenin içine bir daldırıp
çıkarmış, kürekte kalan ise sadece bir altın.
Sultan:
-Baba senin buradan da nasibin yok. Sen bizim şu askerlerle
beraber git onlar sana ne yapacağını anlatırlar demiş ve
askerlerden birini çağırmış, "Alın bu adamı Üsküdar'ın en güzel
yerine götürün ve bir tane taş beğensin. O taşı ne kadar uzağa
atarsa o mesafe arasını ona verin" demiş. Padişahın adamları
"peki" deyip babayı alıp Üsküdar'a götürmüşler.