Aralık aralık | Page 83

Vermeyince Mabud Neylesin Mahmud İhzarî: Burak Yılmaz Vaktiyle Sultan 2. Mahmud halkın vaziyetini yakından görmek için kılık kıyafetini değiştirip çarşı pazara çıkar. Gezinirken bir kahvehaneye girer. Herkes bir şeyler istiyor, "Tıkandı Baba çay getir", "Tıkandı Baba kahve getir" diye sesleniyormuş. Bu durum Sultan Mahmud'un dikkatini çekmiş, neden bu adama Tıkandı Baba diyorlar acaba diye düşünmeye başlamış. Sultan Mahmud da bir çay istemiş. Baba çayı getirmiş. Sultan "Baba sana niye Tıkandı Baba derler, anlatır mısın merak ettim" demiş. Tıkandı Baba "boş ver evlat, uzun mesele" demiş. Sultan ısrar etmiş, baba da oturmuş sandalyeye başlamış anlatmaya "Bir gece rüyamda bir sürü insan gördüm ve her birinin de bir çeşmesi vardı ve hepsi de akıyordu. Benimki de akıyordu ama az akıyordu. "Benimki de onlarınki kadar aksın" diye içimden geçirdim. Bir çomak aldım ve oluğa çomağı sokup açmaya çalıştım. Ben uğraşırken çomak oluğun içinde kırıldı ve akan su damlamaya başladı. Bu sefer içimden "Onlarınki kadar akmasa da olur, yeter ki eskisi kadar aksın" dedim ve biraz daha uğraşırken oluk tamamen tıkandı ve hiç akmamaya başladı. Ben yine açmak için uğraşırken oradaki insanlar "Tıkandı baba, tıkandı. Uğraşma artık, dedi. O gün bu gün adım "Tıkandı baba" ya çıktı ve hangi işe elimi attıysam hep elimde kaldı, olmadı. Şimdide burada çaycılık yapıp geçinmeye çalışıyoruz." Tıkandı Baba'nın anlattıklarına baya üzülmüş Sultan Mahmud. Çayını içmiş, kolay gelsin diye dışarıya çıkmış.