Aralık aralık | Page 81

Yürekdede ile Padişah Tahir Ceyhun Yıldız Eserin her sayfası, her paragrafı, her cümlesi, her kelimesi hatta her harfi içinizi ısıtıveriyor. Bir muhabbet hâlesi ihâta ediyor, dünyanın yapaylığı ile soğumuş içinizi… Bir sevgi bûsesi konuyor gözlerinize sanki satır satır… Sadrınıza inen satırlar incitmiyor; yüceltiyor, yükseltiyor… Eserin dedesi ile ninesi, bırakalım gayrı okuyana kalsın. Ben eserin diğer bir kahramanı olan zâtla da ilgili bilgi vereyim ve yazımı sonlandırayım: Eserde ummân misâl iyi niyet âbidesi bir zât için de eserin üçüncü kahramanı diyebiliriz. Yürek Hasan ile Yürek Ayşe’nin ‘Tanrı misafiri’… Belki de bir imtihândı. Lâkîn imtihan dediğime bakılmaya; kötü değil. Dedeciğin ve nineciğin râzılıklarına bir yardımcı kuvvet diyelim. Eserin gül iken gülzâr olmasına vesîle bir tutam gül tohumu diyelim… Daha fazla sözü yormayalım derim efendim. Bugün bu yazıyı okuduysanız, yarın eserin kendini alınız ve siz de okuyunuz derim. Biz geç bulduk lâkin pek sevdik. Eserde, Yürekdede ile Padişah öykücüklerinden sonra «Hazreti Süleyman ile Kirpi» ve «Köyümüze Yağdı Karlar» isimli küçürekler de sizi bekliyor olacak lâkin eseri eser yapan Yürekdede ile Yürek Ayşe… Zârif şâire rahmetle…