Aralık aralık | Page 79

Yürekdede ile Padişah Tahir Ceyhun Yıldız Yürek Hasan, Yürek Hasan olarak kalmış. Karısı ise daima, gencecik bir gelinden söz eder gibi, Yürek Hasan’ın Ayşe’si…” Bu okuduğunuz satırlar; şâirliğinin, seyyahlığının yanında nitelikli çocuk edebiyatının önde gelen isimlerinden merhum zârif şâir Abdurrahman Câhid Zarifoğlu’nun «Yürekdede ile Padişah» isimli öykücüğünün giriş cümleleridir. Boş sayfaları hariç tuttuğumuzda 81 sayfacık bir eserdir. Kemiyeti 81 sayfa lâkin keyfiyeti dünya-efzâ, cihân- efzâ bir eserdir. Başlıkta da belirttiğimiz üzere; asla kötülerin kendine yer bulamadığı bir esercik… Birbirine saygı ve hürmetle, edeb ve sadâkat ile bağlı olan Yürek Hasan Dede ve Yürek Ayşe Nine’nin muhabbeti ve meveddeti; bu kitabı okuyan evli ve yâhût bekâr herkesi imrendirerek, okuyucuya mihenk taşı oluşturacak bir eser hüviyetinde… Eseri okudukça gözleriniz, diliniz tatlanacak… Bir yandan sevineceksiniz ki; okuduklarınız sanki gerçek… Lâkin sonra üzüleceksiniz ki; bütün yazılanlar gerçek olamayacak kadar tatlı bir evliliği, tatlı bir çift hayatı okuyorsunuz… Dedik ya; eserde kötülere yer yok. Merhûmun, eserde geçen şu sözü eserle ilgili bu cümleyi kurmamız için yeter: “Âh peki, bu masalda hiç kötü kalpli biri bulunmayacak mı? Bu gidişle bulunmayacak gibi görünüyor. Herkes iyi, herkes hâline râzı, ölüm bile olsa teslimiyetle, razılıkla karşılanacak. Ama dur bakalım, elbet bir mücâdele de olacak”