Yürekdede ile Padişah
Tahir Ceyhun Yıldız
Yürek Hasan, Yürek Hasan olarak kalmış.
Karısı ise daima, gencecik bir gelinden söz eder gibi, Yürek Hasan’ın
Ayşe’si…”
Bu okuduğunuz satırlar; şâirliğinin, seyyahlığının yanında nitelikli
çocuk edebiyatının önde gelen isimlerinden merhum zârif şâir
Abdurrahman Câhid Zarifoğlu’nun «Yürekdede ile Padişah» isimli
öykücüğünün giriş cümleleridir. Boş sayfaları hariç tuttuğumuzda 81
sayfacık bir eserdir. Kemiyeti 81 sayfa lâkin keyfiyeti dünya-efzâ, cihân-
efzâ bir eserdir.
Başlıkta da belirttiğimiz üzere; asla kötülerin kendine yer bulamadığı
bir esercik… Birbirine saygı ve hürmetle, edeb ve sadâkat ile bağlı olan
Yürek Hasan Dede ve Yürek Ayşe Nine’nin muhabbeti ve meveddeti;
bu kitabı okuyan evli ve yâhût bekâr herkesi imrendirerek, okuyucuya
mihenk taşı oluşturacak bir eser hüviyetinde… Eseri okudukça
gözleriniz, diliniz tatlanacak… Bir yandan sevineceksiniz ki;
okuduklarınız sanki gerçek… Lâkin sonra üzüleceksiniz ki; bütün
yazılanlar gerçek olamayacak kadar tatlı bir evliliği, tatlı bir çift hayatı
okuyorsunuz…
Dedik ya; eserde kötülere yer yok. Merhûmun, eserde geçen şu sözü
eserle ilgili bu cümleyi kurmamız için yeter:
“Âh peki, bu masalda hiç kötü kalpli biri bulunmayacak mı?
Bu gidişle bulunmayacak gibi görünüyor.
Herkes iyi, herkes hâline râzı, ölüm bile olsa teslimiyetle, razılıkla
karşılanacak. Ama dur bakalım, elbet bir mücâdele de olacak”