Aralık aralık | Page 70

Sessiz Sensiz Gülay Süda İçimin bir yerinde duruyor adın; ağzımdan duymayı unutmuş da olsa kulaklarım adının sesli harflerini, duruyor şuramda tüm sessizliğiyle. Konuşmayı çok sevdiğimi, bitmek tükenmek bilmeyen sorularımla başını ağrıttığımı hatırlar mısın bilmem? Hani bazen cevap bulamayıp uzun uzun susardın, ben susmalarını da severdim; asıl sustuğumuz zaman hiç konuşmadığımız kadar konuşurduk. Gözlerimi kapatıp sustuklarımızı dinlerdim can havliyle; sanki sonbahar rüzgârının güz yapraklarına söylettiği şarkıyı söylerdi sustukların. Aşığın sazının tellerini titretmesi gibi titretirdi içimin yapraklarını sessizliğin. Ben seni sessizliğin tercümanı olabildiğin için sevmiştim, konuşmadan da anlatabildiğim, anlaşılabildiğim için sevdim. İnsan kaç kere karşılaşırdı ki sessizliğinden dahi satırlar dolusu anlamlar çıkaran biriyle? Sonra yollarımız ayrıldı. Rolü bitmiş bir figüran gibi terk ettin hayat sahnemi. “ Kapattım kendimi sevdama, düş görüyorum.” / Paul Eluard