Aralık aralık | Page 68

Biz En Çok Sizi Üzdük Efendim Gökhan Kırcılı Açlığın en ağırını yaşadınız ashabınızla. Günlerce hurmadan başka yiyecek bulamadınız, günlerce tencere kaynamadı hanenizde. Halbuki isteseydiniz Uhud’u altına çevirirdi Allah(c.c). Siz dünya için bir şey istemeye utandınız Ya Rasulullah. Biz ise âhiret için istemeye. Ebu Hureyre(r.a) açlıktan baygın düşmüş dışarı çıkmıştı hani. Hz Ebu Bekir(r.a) çıkmıştı karşısına. Bir ayet sormuştu. Maksadı evine davet edip bir şeyler ikram etmesiydi. Ama davet etmemişti. Sonra Hz Ömer(r.a) geldi O’na da bir şeyler sordu ama O da davet etmemişti. Sonra Siz çıktınız karşısına “ Ya Ebu Hureyre gel” demiştiniz. Bir çanak süt vardı sofrada. Suffadakileri çağırtmıştınız da Ebu Hureyre bir an üzülmüştü. Kimseye yetmez diye düşünerek. Ama sofradaki herkes içtiği halde bitmemişti süt ve Ebu Hureyre ile Siz de kana kana içmiştiniz. Bir tas sütü bile paylaşmıştınız Efendim. Aç olmanıza rağmen. Gerçi Siz hiç tam doymamıştınız, değil mi? Hani bizler üç çeşitten az olan sofralarımıza burun kıvırıyoruz ya. Hani biz aman eksilmesin diye komşularımıza ikram etmiyoruz ya.. Biz en çok Siz’i üzdük Efendim. Sabredemedik. Can pareniz evladınız Abdullah’ı toprağa verdiğinizde dâhi Sizinle alay ettiler Efendim. Ebter dediler de Siz yine sabrettiniz. Onlara cevabı ise Yüce Allah Kevser suresi ile vermişti. Evladınızın acısını dâhi yaşamınıza müsaade etmeyen bir topluluğa bile sabrettiniz Efendim. Mekke’de yıllarca süren işkencelerden sonra demiştiniz ki; “ Andolsun hiç kimse aynı nedenle korkutulmazken ben ALLAH yolunda olduğum için korkutuldum. Hiç kimse aynı nedenden ötürü eziyet görmezken, ben ALLAH uğrunda eziyete uğradım. Üzerimden öyle bir otuz gün ve gece geçti ki, benim de Bilal’in de canlı bir kimsenin yiyebileceği- Bilal’in koltuk altında gizleyebildiği az bir şeyden başka-hiçbir şey yoktu.”