Aralık aralık | Page 57

Masal Söyleyen Sesler Leyl-i Mercan Gözlerin kapanıyor mu kuşlar göçmekten geçtiğinde, gerçi sen her zorluğun üstesinden gelirdin değil mi gençliğinde. Kaç renge müptelalık geçse de içinden, beyazla başa baş bir ömür kalacak avuçlarında geçiminden. Çıkarken terlikleri kapının arkasına sakla, geldiklerinde ayakları halıları öpmeli çünkü. Çünkü ölmedik henüz, ayaklarımıza kara sular inecek ufuktan delice. Delice hayaller kuracak ölemeyenler böyle. Gözlerin kapanıyor mu anneler masal söylerken başucunda? Benim gözlerim açık mı gidecek masal okuyanım yoksa. Yoksa rüyalar uyanılacak şeyler değil mi? Öyle ya, rüya uyunulacak bahane olmalı gerçeklerden. Kopamadın mı sahiden hala gecelerden? En büyük derdim oluyor bazen bu şehirden çıkarılmak, ya bir gün zorla koparılırsam diyorum, onlar anlamıyor kopamayışımı bu şehirden. Masal okuyanım yoksa dedim ya, dinleyemiyorum diye unutamam ya atamam sayfaları ateşe verip. Ezberimde sesler var, yolu gösteriyor onlar. Ezberimde sesler var. Üst üste konulan şeyler varsa en alttakini görebilmek için tek tek hafifletmek lazım üsttekileri çekerek, çünkü asılı görmek için yükü hafifletmek gerekir, çünkü gerçekler hafifletilmek ister. Onlar hem her şey üstümde dursun hem beni görsünler istiyorlar. Göremezler, göremiyorlar. Pencereden girmeyi denedim kaç kere evime/ meğer biz ikinci katta oturuyormuşuz. En kısa zamanda öğrenmeliyim yaşadığım yere ait özellikleri. Evimde saklanmam gereken sesler var mesela. Hangi sesten saklanırsın sen. Ben ‘’kızım’’ diyen sesten köşe bucak saklambaç. Kızım değil aslında, o sesten o kelime değildi sanırım duyulan. Neydi ki hatırlamıyorum. Dedim ya saklanıyorum demek ki duyuyorum. Tehlike tam olarak geçmiş değil çünkü hala ölmedik. Tehlike bazen tamda yolun sonundan dönmelik. Gözlerin kapanıyor mu? Cevap vermedin sahi hala. Benim gözlerim açık mı ? Gidecek masal okuyanım yoksa…