Masal Söyleyen Sesler
Leyl-i Mercan
Gözlerin kapanıyor mu kuşlar göçmekten geçtiğinde, gerçi sen her
zorluğun üstesinden gelirdin değil mi gençliğinde. Kaç renge müptelalık
geçse de içinden, beyazla başa baş bir ömür kalacak avuçlarında
geçiminden. Çıkarken terlikleri kapının arkasına sakla, geldiklerinde ayakları
halıları öpmeli çünkü. Çünkü ölmedik henüz, ayaklarımıza kara sular inecek
ufuktan delice. Delice hayaller kuracak ölemeyenler böyle. Gözlerin
kapanıyor mu anneler masal söylerken başucunda? Benim gözlerim açık mı
gidecek masal okuyanım yoksa. Yoksa rüyalar uyanılacak şeyler değil mi?
Öyle ya, rüya uyunulacak bahane olmalı gerçeklerden. Kopamadın mı
sahiden hala gecelerden?
En büyük derdim oluyor bazen bu şehirden çıkarılmak, ya bir gün zorla
koparılırsam diyorum, onlar anlamıyor kopamayışımı bu şehirden. Masal
okuyanım yoksa dedim ya, dinleyemiyorum diye unutamam ya atamam
sayfaları ateşe verip. Ezberimde sesler var, yolu gösteriyor onlar. Ezberimde
sesler var. Üst üste konulan şeyler varsa en alttakini görebilmek için tek tek
hafifletmek lazım üsttekileri çekerek, çünkü asılı görmek için yükü
hafifletmek gerekir, çünkü gerçekler hafifletilmek ister. Onlar hem her şey
üstümde dursun hem beni görsünler istiyorlar. Göremezler, göremiyorlar.
Pencereden girmeyi denedim kaç kere evime/ meğer biz ikinci katta
oturuyormuşuz. En kısa zamanda öğrenmeliyim yaşadığım yere ait
özellikleri. Evimde saklanmam gereken sesler var mesela. Hangi sesten
saklanırsın sen. Ben ‘’kızım’’ diyen sesten köşe bucak saklambaç. Kızım
değil aslında, o sesten o kelime değildi sanırım duyulan. Neydi ki
hatırlamıyorum. Dedim ya saklanıyorum demek ki duyuyorum. Tehlike tam
olarak geçmiş değil çünkü hala ölmedik. Tehlike bazen tamda yolun
sonundan dönmelik. Gözlerin kapanıyor mu? Cevap vermedin sahi hala.
Benim gözlerim açık mı ? Gidecek masal okuyanım yoksa…