Aralık aralık | Page 53

Titrek Çizgilerden Yokuş Tepelerine Elif Sönmezışık Yağmur sonrası toprak kokularında gizli bir hevesin yolunu gözlüyor insan güz günlerinde. Kâğıtları uçuşturan rüzgâra kızası geliyorsa da o sessiz sedasız üfledikçe taze esintileri, öfkelerine boş veriyor sonra. Kısa yokuşların yukarısında bir yerde kalmıştır çocukluk deyip bir nefeste sonuna kadar koşmak istiyor. İstiyor da; küçük bir çizgiyi çizmeye hevesli olduğu günleri, sonra daha büyük çizgilerin peşine düşüşünü, noktaları çizgilerin peşi sıra seferber ettiğini hatırlıyor. Hatırlıyor da öyle vazgeçiyor tırmanmaktan. Epey zaman olmuştu adımı yazmanın heyecanını duymayalı. Bütün harflerin eşit büyüklükte olmasını umursamıyordum ya da umursamaya gerek kalmıyordu artık. Bir çırpıda yazıverdiğimi biliyordum. Oysa yazabileceğime inansınlar diye zor kıpırdayan kalemle saatler sarf etmiştim boş kâğıtların üzerine eğilmiş halde. Kâğıtlar,titrek elimle kalemi sımsıkı tuttuğum günlerde yüzümü aydınlatacak kadar büyüktü. Sonra ne olduysa kenarları kırışmayacak kadar küçülmüşler ve kalabalığın peşine düşmüşlerdi.