Aidiyet 3. Sayı | Seite 45

Cyberpunk , bir neslin kendi benliğini koruma çabasıdır . Dünya ’ nın köşelerine itilirken hayatta kalma çabasıdır . 40 yılı aşkın süredir Blade Runner ’ da işlenen konuların ve estetiğin üzerine pek bir şey eklenmediği halde türün ününü koruması da işlenen bu evrenlerin günümüzden hiç de uzak olmamasına bağlıdır . Blade Runner ’ ın ana konusu olan yapay zeka ve bunların hakları hala tartışılmaktadır . Reklamcılığa , gizliliğimize hiçbir güvenimizin kalmadığı , her saniye izlendiğimizi düşündüğümüz ve gizlilik ihlali sebebiyle büyük şirketlere açılan davalarla dolu bir dönemdeyiz . İnternette binlerce FBI , NSA veya Zuckerberg üzerine esprilerin dolaşması bir tesadüf müdür ? İronik olansa makineye karşı öfkemizi dahi makinenin bize sunduklarıyla yapıyoruz .
Sonumuzun yavaşça yaklaştığı , kurtuluşun % 1 ’ lik dilime girmekten başka yolu kalmayacağı bir döneme hızla ilerlemekteyiz . Makineye karşı olan büyük bir savaşı kaybetmenin eşiğindeyiz . Fakat bu savaşa bir çözüm önerisi getirmek bu yazının amacı değil . Benim yöntemim kendimi keşfetmek adına zorlu yollarda ilerlemek . Hiçbir işe yaramayacak da olabilir fakat bunun da cevabını galiba son nefeslerimi alırken verebilirim . Cyberpunk da bu durumun tamamıyla farkında olan ; acı çekmekten , kendi sonunu görmekten zevk alan insanların giderek yalnızlaştığı bu zamanda , aynı kaygıları ve acıları taşıyan başkalarının da olduğunu görmek için tercih ettiği merakın ve korkunun bir ürünü olarak uzun bir süre daha çözüm yolu göstermese de kafalardaki meraklara bir cevap olarak sanatta yerini koruyacaktır .
Kulaklıklarını tak , düşünme ve zevkine bak . İşte böyle başlar koca bir neslin yok oluşu .
Yağız Külekçi
Aidiyet 43