1 | Page 31

beslenme ve sağlık 1 8 Eylül 2013 tarihili Uluslararası Obezite Dergisi’nde (International Journal of Obesity) yayınlanan “HFCS’yi obezite salgınının nedeni olarak göstermek için yeterli kanıt yok” başlıklı bilimsel araştırma makalesi, Amerika’da son yıllarda gittikçe yaygınlaşan obezite salgınından Yüksek Fruktozlu Mısır Şurubu’nun (HFCS) sorumlu olduğunu gösterecek hiçbir kanıt bulunmadığını ortaya koydu. ABD’li 4 bilim adamı, dergiye yazdıkları makalede, HFCS üzerine yapılmış araştırmalara göre mısır şurubunun, beyaz şekerden beslenme açısından hiçbir farklılığa sahip olmadığını gösteren birçok kanıta ulaştıklarını belirttiler. Bu sonucun Amerikan Tıp Kurumu ile Amerikan Beslenme ve Diyetetik Akademisi’nin açıklamaları ile örtüştüğünü belirten araştırmacılar sakkaroz (beyaz şeker, çay şekeri) ve HFCS’nin kimyasal yapıları arasında fark olmadığını ve insan vücudunda aynı şekilde sindirildiğini ifade ederek, toplumda HFCS tartışmalarının aynı şiddetle süreceğini ve bu konuda araştırmaların devam edeceğini eklediler. Makalede HFCS ile ilgili şu değerlendirme yer alıyor: “HFCS kullanımı Medyada yer bulan “obezitenin mısır şurubundan kaynaklandığı” iddialarının asılsız olduğu bildirildi. 1970-1999 arasında büyük artış gösterdi, 1999’dan sonra düşmeye başladı. En fazla kullanıldığı yıl olan 1999’da bile sofra şekerine göre kullanımı düşüktü. Şu anda sofra şekeri dünya çapında en fazla kullanılan tatlandırıcıdır (HFCS’nin 9 katından yüksek). Sofra şekeri ve HFCS’nin fruktoz/glukoz olarak bileşimleri çok benzerdir (50/50’ye karşı 55/45 gibi). Sofra şekeri ince bağırsakta fruktoz ve glukoza ayrılır, HFCS’de bunlar zaten ayrıdır. İki şeker de insan sindirim sisteminde benzer şekilde emilir. HFCS ve sofra şekeri eşdeğer tatlılık ve kalori içermektedir. Geçen on yılda yapılan araştırmalarda HFCS ve sofra şekerinin insanlardaki kan şekeri, insülin, leptin ve grelin değerleri üzerinde kısa dönem etkilerinde fark olmadığı görülmüştür. Bu çalışmalar iki cinsiyetten hem zayıf hem obez kişilerde yapılmıştır. Amerikan Tıp Birliği ve Amerikan Beslenme ve Diyetetik Akademileri HFCS’n