İçgüdüsel Gereksizlik Fanzini İçgüdüsel gereksizlik | Page 33

Burroughs şarkıyı tekrarlıyor – Sizin insanlık tarihi dediğiniz şey, benim kaçış planımın başlangıcına dayanıyor- Siz hâlâ vegan mısınız? Siz hâlâ komünist misiniz? Siz hâlâ kemalist misiniz? Siz hâlâ feminist misiniz? Siz hâşâ müslüman mısınız? O kadar hızlı tüketiyorlar ki… Bu talebe yetişemiyoruz. Bir yerden sonra tüketecekleri bir şey kalmıyor, damağa uygun ürün eksikliği çekiyorlar. Tümüyle boşluğun içinde, sadece aşağı inerek saatler geçirenlerini gördüm. Scroll down. Ekranı ufak bir hareketle aşağı kaydır. – tüketiciler ayaklandı. DAHA FAZLASINI İSTİYORUZ! Bağımlılığını kafasının içinde atlatmaya çalışıyor. Bir kez daha, bu sefer son olacak. Peki kendini bir sonraki sefer için ikna etmek istersen, o sıcak his, son sefer olduğuna emin olduğun sıcak bir esrime anı, insanın kendini kandırışındaki ustalığın cazibesi. Senin eski kafalılığın, senin modası geçmiş ağzın, senin çaresiz karakterin; Bunlar toplumun haz nesnelerine dönüşüyorlar. Ağzına tıkıştırdığımız kelimeler onun kimliğini belirliyor. Yönetici ve yönetilen sınıf arasında bir ayrımclık anlaşması, sessiz soğuk kolidorlarda iş adamlarının karıları üzerinde yaptığı korkunç deneylerden bahsediyor. “Ama bilmelisin ki kuşkularım var, gözlerime gölge düştüğünden beri beni koruyan çirkin bir şey var üzerimde” . Modası geçmiş bir nefret söylemi kurbanını sokakta yürürken görüyorum, kızgın bir şekilde kafasını kaşıyarak yanımdan geçiyor. Siz hâlâ ben değil misiniz? Konudan sapıyoruz. Uzak ve ucube bir dönem, tek istediğin! - TUGAY ERDEM