nedenle saygı duyulmalı doğaya, cömertliği istismar edilmemeli. Küstürülmemeli doğa. Sonuç olarak çevreye saygı insana saygıdır. Çevreye saygı insanın kendisine karşı görevi ve sorumluluğudur. İnsanoğlu çıkarcı bir varlık olup bitmez, tükenmez ihtirasları vardır. Azla yetinmez. Buldu mu hepsini almak, hepsine sahip olmak ister. Yasaların düzgün işlemediği toplumlarda çıkar ilişkileri bir hayli fazladır. Bu durum doğamıza da zarar vermektedir. Çarpık kentleşmeler bunun örnekleridir. Büyük kentlerde yeşil katledilerek yerleşim alanları oluşturulmuştur. Bu alanlarda doğa korunmuş mu yasa uygulanmış mı? Doğanın yasaları mutlaktır ve İntikamı acı olur. Ne yeşil kalır ne verimli toprak. Küresel ısınmadan söz edildiği şu son zamanlarda suçluyu arar herkes. Suçlu biziz, yani insanoğlu. Toprağı da suyu da kirleterek zaman gelecek içecek su, nefes alacak hava bile bulunmayacak.. Gün geçtikçe doğanın intikamı acı olmaya başlayacaktır. İnsanoğlundan intikamını alacaktır. Bu kaçınılmaz bir sorundur. Bugün çıkar uğruna acımasızca doğaya zarar verenler, doğaya saygısızca davrananlar torunlarına anılacak güzel şeyler bırakamayacaklardır. Doğaya saygı duymayı öğrenmeliyiz. Doğal kaynaklarımızı( Su, enerji, yakıt..) verimli kullanmalıyız.
Yeniden değerlendirilme imkânı olan atıkların çeşitli fiziksel ve / veya kimyasal işlemlerden geçirilerek ikincil hammaddeye dönüştürülerek, tekrar üretim sürecine dâhil edilmesine
79
İpek Yolu Medeniyetleri