Yaratıcılık için yeterli zaman ve kaynak desteği verilmezse yaratıcılık ölür. Örneğin yaratıcılık için zorlayıcı
bitim tarihi yaratıcılığı engeller.
Aşırı bürokrasiye ve hiyerarşiye uygun fiziksel ortamlar, aşırı departmanlaşma ve departmanlar arasında
izolasyon yaratıcılığı engeller.
Örgütlerde türdeş kurulan fikir ve proje ekipleri, kendimize ve birbirine benzer insanların işe alınması
yaratıcılığı engeller.
Bireysel ve örgütsel olarak yaratılan fikirlere kayıtsız kalmak ve takdir etmemek yaratıcılığı yok eder.
Yaratıcılığı Ar-Ge gibi belirli bir alt birime ya da departmana bırakılması ve örgütteki tüm çalışanların sürece
dahil edilmemesi yaratıcılığı bir birime hapseder, bu birimde çalışanlar yaratıcı diğerleri yaratıcı değildirler
duygusunu yaratır.
Çalışanların yaratıcı çalışmalar sonucu başarısız olması halinde onların sürülmesi, yerinin değiştirilmesi,
statüsünün düşürülmesi şeklinde cezalandırılması yaratıcılığı caydırarak engeller. Çünkü başarısızlık
korkusu ve risk alamama kültürü oluşur.
Örgüt içi çekişmeler, hizipler, kavgalar, dedikodular, soruşturmalar, hem motivasyon bakımından hem de
yaratıcı enerjinin boşa harcanmasına ve yaratıcılık gerekli olan işbirliği, bilgi ve fikirlerin paylaşımını yok ettiği
için yaratıcılığı engellemiş olur.
Çeşitliliğin ve farklılığın zenginlik olduğu anlayışının örgütte yaygınlaşamaması yaratıcılığın en büyük engeli
olarak görülmektedir.