giriş sayfasında
Spor salonu, http://nextsimulacrum.wordpress.
com/2013/04/20/black-mirror-15-million-merits/
önceki sayfada
üstte: Televizyon programına katılan avatarlar,
http://fishsticktheatre.com/TV/BlackMirror/1x02/
images/BlackMirror1x02_0828.jpg
altta: Sahne, http://geekxploitation.com/wpcontent/uploads/2011/12/bm3.jpg
bu sayfada
sağda: Yatak odası, www.oscarfavorite.
com/2013/09/fifteen-million-merits.html#.
VArLVPl_sno
EKİM 2014 - XXI 16
EŞİK CİNLERİ
3.
15 Milyon Puan her tür duygu ve düşüncenin, yani
öznelliğin her alanının kolonize edildiği, performans
olgusunun ya hunhar bir sahne gösterisine ya da
ölçülebilir bir mekanizmaya dönüştüğü distopik
bir dünya sergiliyor. Bugün gerek akademik, gerek
profesyonel, gerek günlük yaşantımızdaki kimi
oluşumları anımsatan satirik bakış açısı oldukça
etkileyici. Burada vurgulamaya çalıştığım mekansal
boyutu ise mimarlık disipliniyle yakından ilgili.
Yazının başına dönecek olursam, mimarlıkta
eleştirel kuramların yerini performansı temel alan
projektif kuramlara bıraktığını ileri süren söylemin,
disiplininin dijital boyutunun ağır basmasıyle birlikte
sosyo kültürel bir projeden teknik bir uzmanlaşmaya
dönüşmeye başlamasıyla eşzamanlı olmasının
rastlantısal olmadığını düşünüyorum.5
ürettikleri kadar mekanların da özneleri ürettiği
gerçeğini göz ardı etmek demek. O zaman da dijital
dünyanın önerdiği yeni mekan biçimleri ve yeni bilgi
üretimi ortamlarıyla kurduğumuz ilişkinin sosyal,
kültürel ve politik boyutlarını hiç sorgulamadığımız
verili bir dünyayı yeniden üretmekten öte bir açılıma
elvermeyeceğini unutmamak gerek.
Burada amacım performans kavramının ya da
performatif değerlendirmelerin kendilerine karşı
çıkmak değil; ancak bunların öncelikle nerede, nasıl
ve hangi amaçlarla mobilize edildiğine bakmak
gerektiği kanısındayım. Burada Judith Butler’ın çok
farklı bir çerçevede kullandığı performans kavramını
hatırlamakta yarar var. Kavramı öznelerin kimlik
oluşumları bağlamında tartışan Butler, iki tür
performativiteden söz ediyor. Birincisi verili kimlik
normlarını yeniden yeniden sahneleyerek kökleşmesini
sağlarken ikincisi bu normların kısıtlarını sergileyen
ve iktidar konumlarını sorgulayan alternatif ve
özgürleştirici bir performans biçimini tarifliyor.6
merits_shortfilms. Bu diziye Yaşar Üniversitesi Dijital İnsanbilimleri
Butler’ın bu önermesini mimarlık disiplini için
anlamlandırmak gerekirse, bir yapıyı ya da mekanı
performansı ölçülebilir bir nesneye indirgemek,
hatta bunu akademik bir uzmanlık alanına
dönüştürerek bu düşünce biçiminin yeniden yeniden
üretimini mümkün kılmak, onu bir nesne üretimine
indirgemekle eşdeğer. Mimarlığı sosyokültürel
bir proje olarak görmek ise teknik uzmanlaşmayı
dışlamayan, ama yapıların ve mekanların öznelerin
öznellikleri ile eklemlenmedikleri sürece varlıklarını
sürdüremeyeceklerini farkeden bir yaklaşım
gerektiriyor. Bundan vazgeçmek öznelerin mekanları
1 “Dijital dünyada tarih, kuram ve eleştirellik,” XXI, Aralık 2013/Ocak
2014, s. 8-9.
2 Performans ve performatif sözcükleri Türkçe’de edim (icraat)
ve edimsel olarak karşılık bulsa da yaygın kullanımları bu şekilde
olduğundan değiştirmemeyi uygun buldum.
3 “Kimliksel kurgulardan ilişkisel koşullara” XXI, Temmuz/Ağustos
2013, s. 20-21. Söz konusu önerme için bkz: Robert Somol ve Sarah
Whiting, “Notes Around the Doppler Effect and Other Moods of
Modernism, Perspecta 33, 2002, s. 72-79.
4 http://www.dailymotion.com/video/xyllhh_black-mirror-15-millionAraştırma Grubu toplantılarının birisinde ilgimi çeken Öğretim
Görevlisi Zeynep Akçay’a teşekkürlerimi kaydetmek isterim.
5 Bu ifade Penelope Dean’ ait. Bkz: Never Mind All That
Environmental Rubbish, Get On With Your Architecture. Architectural
Design, 79(3), 2009, s. 24.
6 Judith Butler, Bodies That Matter (New York: Routledge, 1993).
Butler verili toplumsal cinsiyet normlarının tekrar yoluyla yeniden
üretilmesine dikkat çekiyor. Burada performans kavramı normların
tekrarı ya da kesintiye uğratılması bağlamında devreye giriyor.