MASLOW PİRAMİDİ
B
ir keşiften ziyade bilginin tasnif ve
tanzim edilmesinden ibaret olduğunu
söyleyebileceğimiz “ihtiyaçlar
hiyerarşisi teorisi” ilk kez ABD ‘li bilim
adamı Maslow tarafından 1943 senesinde
yayınlanmış olan bir çalışmasında dile
getirilmiştir. Bu teoriye göre insan
ihtiyaçlarını karşılarken ihtiyaçlarını
kategorize eder ve belli bir hiyerarşiye göre
ihtiyaçlarını karşılar:
1- Fizyolojik ihtiyaçlar (yeme içme, nefes
alma, uyuma gibi)
2- Güvenlik (kişisel, ekonomik, sosyal...)
3- Aidiyet (sosyo kültürel varlık: aile,
arkadaşlık gibi)
4- Saygınlık (prestij, beğenme ve
beğenilme gibi)
5- Erdem.
Maslow’un ihtiyaçlar piramidi teorisine göre,
bir alt kademede bulunan ihtiyaç
karşılanmadan üst dilimde bulunan
ihtiyaçları karşılamak mümkün olmayacaktır.
*
*
*
Kuyumculuk sektörünün ham maddesi olan
kıymetli madenler ve taşlar, geçmişte
estetik yönüyle kullanılmasının yanı sıra
servetin muhafazasını ve taşınmasını
kolaylaştırması sebebiyle de ekonomik
güvenliğin önemli bir argümanı olarak
kullanılmaktaydı. Ancak günümüzdeki
ekonomik gelişmeler, finansal argümanların
çeşitlenmesi ve yaygınlaşması nedeniyle
kuyumculuğun ekonomik güvenliğe bakan
yönü her geçen gün biraz daha
zayıflamaktadır.
Tarihsel akışı içerisinde kıymetli madenler
ve taşlar, kuyum işiyle işlenerek daha
nitelikli bir şekilde insanoğlunun
kullanımına sunulduğundan beri;
insanoğlunun ihtişamının, sosyoekonomik
statüsünün, estetik anlayışının ve
saygınlığının en görünür nişanesi
olagelmiştir.Yani kuyumculuk sektörünün
ekonomik güvenlik ciheti her geçen gün
zayıflamakta ve daha çok estetik ihtiyaçları
karşılama ciheti ağır basmaktadır.
?
Hal böyleyken kuyumculuk sektörü,
Maslow’un ihtiyaçlar piramidinde 2. Sırada
bulunurken bugün 3. Sıraya kayma yönünde
değişim göstermektedir. Bu aleyhe değişim,
ülkemizde son yıllarda bankalara tanınan
altın hesabı açma, bu kapsamda doğrudan
altın kabul etme gibi imkanların tanınması ile
daha da hızlanmış ve kuyumculuk
sektörünün işlem hacminin düşmesine
zemin hazırlamıştır.
Çok ciddi sermayeleri, reklam güçleri ve
yaygın şube ağları ile müşterilere ulaşma
imkanları çok daha çeşitli ve güçlü olan
bankalara bu imkanın tanınmasının
kuyumcular aleyhine bir haksız rekabet
ortamı yarattığı kanaatindeyiz.
Meslek odaları, sektör dernek ve vakıfları,
düşünce kuruluşları vasıtasıyla bahsedilen
haksız rekabetin ortadan kaldırılması
yönünde yasal düzenlemeler yapılması için
tüm imkanların kullanılması; yasa koyucuya
çalışmalar sunulması gerekmektedir.
Bunun için zaman kaybedilmeden harekete
geçilmeli, mevcut çalışmalar hızlandırılmalı
ve çeşitlendirilmelidir. Aksi halde en
küçüğünden en büyüğüne kadar kuyumculuk
sektöründe faaliyet gösteren tüm aktörler bu
süreçten zararlı çıkacaktır.
Önder DURDU
Avukat & Arabulucu
onderdurdu@voirmagazin.com
39