Voir Aralık 2014 Sayı 24 | Página 39

MASLOW PİRAMİDİ B ir keşiften ziyade bilginin tasnif ve tanzim edilmesinden ibaret olduğunu söyleyebileceğimiz “ihtiyaçlar hiyerarşisi teorisi” ilk kez ABD ‘li bilim adamı Maslow tarafından 1943 senesinde yayınlanmış olan bir çalışmasında dile getirilmiştir. Bu teoriye göre insan ihtiyaçlarını karşılarken ihtiyaçlarını kategorize eder ve belli bir hiyerarşiye göre ihtiyaçlarını karşılar: 1- Fizyolojik ihtiyaçlar (yeme içme, nefes alma, uyuma gibi) 2- Güvenlik (kişisel, ekonomik, sosyal...) 3- Aidiyet (sosyo kültürel varlık: aile, arkadaşlık gibi) 4- Saygınlık (prestij, beğenme ve beğenilme gibi) 5- Erdem. Maslow’un ihtiyaçlar piramidi teorisine göre, bir alt kademede bulunan ihtiyaç karşılanmadan üst dilimde bulunan ihtiyaçları karşılamak mümkün olmayacaktır. * * * Kuyumculuk sektörünün ham maddesi olan kıymetli madenler ve taşlar, geçmişte estetik yönüyle kullanılmasının yanı sıra servetin muhafazasını ve taşınmasını kolaylaştırması sebebiyle de ekonomik güvenliğin önemli bir argümanı olarak kullanılmaktaydı. Ancak günümüzdeki ekonomik gelişmeler, finansal argümanların çeşitlenmesi ve yaygınlaşması nedeniyle kuyumculuğun ekonomik güvenliğe bakan yönü her geçen gün biraz daha zayıflamaktadır. Tarihsel akışı içerisinde kıymetli madenler ve taşlar, kuyum işiyle işlenerek daha nitelikli bir şekilde insanoğlunun kullanımına sunulduğundan beri; insanoğlunun ihtişamının, sosyoekonomik statüsünün, estetik anlayışının ve saygınlığının en görünür nişanesi olagelmiştir.Yani kuyumculuk sektörünün ekonomik güvenlik ciheti her geçen gün zayıflamakta ve daha çok estetik ihtiyaçları karşılama ciheti ağır basmaktadır. ? Hal böyleyken kuyumculuk sektörü, Maslow’un ihtiyaçlar piramidinde 2. Sırada bulunurken bugün 3. Sıraya kayma yönünde değişim göstermektedir. Bu aleyhe değişim, ülkemizde son yıllarda bankalara tanınan altın hesabı açma, bu kapsamda doğrudan altın kabul etme gibi imkanların tanınması ile daha da hızlanmış ve kuyumculuk sektörünün işlem hacminin düşmesine zemin hazırlamıştır. Çok ciddi sermayeleri, reklam güçleri ve yaygın şube ağları ile müşterilere ulaşma imkanları çok daha çeşitli ve güçlü olan bankalara bu imkanın tanınmasının kuyumcular aleyhine bir haksız rekabet ortamı yarattığı kanaatindeyiz. Meslek odaları, sektör dernek ve vakıfları, düşünce kuruluşları vasıtasıyla bahsedilen haksız rekabetin ortadan kaldırılması yönünde yasal düzenlemeler yapılması için tüm imkanların kullanılması; yasa koyucuya çalışmalar sunulması gerekmektedir. Bunun için zaman kaybedilmeden harekete geçilmeli, mevcut çalışmalar hızlandırılmalı ve çeşitlendirilmelidir. Aksi halde en küçüğünden en büyüğüne kadar kuyumculuk sektöründe faaliyet gösteren tüm aktörler bu süreçten zararlı çıkacaktır. Önder DURDU Avukat & Arabulucu onderdurdu@voirmagazin.com 39