14
devam edelim…
Bengisu “Dünyanın Öteki Ucuna” : http://
youtu.be/c3ER2ovDlOM
Sıfır bedenlerin fişinin çekilmesi çok
uzak olmasada, o kadar da eski bir
durum sayılmaz. Moda sektörünün
bebek adımlarıyla da olsa gerçekleştirdiği bu başlangıç, gerçek hayattaki gerçek kadınlar için bir gülümseme sebebi
oldu. Halihazırda var olan Plus Model
(büyük beden model) kavramıyla birlikte; reklamlarda, dergi kapaklarında
büyük beden kadınlar (gerçek kadınlar)
görmeye başladık. Fazlalıkların “kusur”
değil de insanın doğası olabileceğini
öğrendik. Hatta Pirelli Takvimi sayesinde
bu “kusur” diye nitelendirilen fazlalıkların fazla ateşli olabileceğini de gözlerimizle gördük. Candice ablamız sağ
olsun. Kilolu bir kadının ne kadar zarif
olabileceğini Adele’den öğrenip, sahnede
45 kilo olmanın hiçbir önemi olmadığını;
The Gossip’in solisti Beth’ten öğrenirken,
delirme hakkımızın saklı olduğunu ve çok
eğlenebileceğimizi de birebir yaşadık.
İnstagram’da gezinirken seksi kız pozlarının sadece kabul gören bedenlerde
değil, büyük bedenlerde de bir o kadar
güzel olduğunu Tess Munster’la gördük. Bunun yanında aşkın olduğunu Rae
rolüyle gönüllerde taht kuran Sharon
Rooney’den gördük. Finn’le her sarılışları içimizi eritti. Kalbimizi biraz daha
büyüttü. Her kadın gibi çıplak olabileceğimizi, her kadından daha fazla çıplak
olunabileceğini, hatta sürekli çıplak olabileceğimizi Hannah’dan, ayh işte Lena
Dunham’dan öğrendik. Bu kadar kamera
önü yeterse; geri kalan her şeyi sürekli
yanımızda olan ve ne boyuyla, ne de