j u m t s L su s r ır ıc r
Yaratığa ulaşmadan hemen önce bir karar verdi. Eğilip dizlerinin
ve kaval kemiklerinin üzerinde kayarak iki eliyle tuttuğu kılıca ben
zeyen süahı arkasından etrafında savurup tüm gücüyle canavarın sol
bacağına sapladı. Bıçak bir santim içeri girmişti ki bir şeye çarparak
Thomas’m iki kolunun birden vuruşun etkisiyle titremesine neden oldu.
Yaratık hareket etmedi, geri çekilmedi, insan ya da makine sesi
çıkarmadı. Onun yerine bıçaklı elleriyle Thomas’m durduğu yere doğru
eğildi. Thomas bıçağı çıkanp harekete geçtiği sırada yaratığın bıçak
lan onun kafasının daha birkaç saniye önce durduğu yere saplandı.
Thomas sırtüstü atlayıp canavarın bıçaklı ayağım tekmeleyerek kaçtı.
Canavar tıpkı Izdırap Verenlerim inlemelerine benzeyen bir sesle
kükredi ve yere çöküp kollarını savurarak Thomas’ı bıçaklamaya çalıştı.
Thomas bıçaklannm ucunun yerde takırdamasını duyduğu sırada üç
kez yuvarlanarak ondan kaçtı. Sonunda ayağa kalkabildi ve kılıcım
sıkı sıkı tutarak arkasına bakmadan birkaç metre koştu. Yaratık da
bıçaklı parmaklarıyla havayı yararak ayağa kalkıyordu. Thomas de
rin nefesler alırken göz ucuyla diğerlerinin savaştığım gördü. Minho
iki elindeki bıçaklan saplayıp dururken canavar gerileyerek ondan
uzaklaşıyordu. Newt’in savaştığı yaratık onun peşinde hantalca der
liyordu, yaralandığı belliydi. Yavaşlıyordu. En yakınındaki Teresa
zıplayıp bir oraya bir buraya fırlayarak düşmanını mızrağının küt
ucuyla dürtüyordu. Bunu neden yapıyordu? Canavan ciddi bir şekilde
yaralanmış gibi görünüyordu.
Thomas dikkatim yemden kendi mücadelesine çevirdi. Ani, gümüşi
bir hareket görünce başım hemen eğdi, yaratık kolunu savurunca saç
larını havalandırmıştı. Thomas döndü, yere eğüdi; canavar peşinden
koşarken bıçağını savurup duruyordu. Thomas’m darbelerinden biri
hıruncu ışıklardan birine denk gelince ampul kıvılcımlar saçarak patladı
ve anında söndü. Şansının fazla uzun sürmeyeceğini düşünerek yere
atlayıp yuvarlandı ve canavarın birkaç metre derisinde ayağa kalktı.
365