onu yeniden kandırmaya çalışıyor olmasıydı. İhaneti yüzünden artık
ona güvenemezdi ve kalbi ona kızı asla affedemeyeceğini söylüyordu.
Bir açıdan baktığında, aslında Teresa’nın ona ilk verdiği sözü
tuttuğunu fark etti. O korkunç şeyleri kendi isteği dışında yapmıştı.
Kulübede söyledikleri doğruydu. Ama Thomas aralarının bir daha
asla, asla eskisi gibi olamayacağını biliyordu.
Sonunda Teresa’yı kendinden uzaklaştırdı. Kızın gözlerindeki
içtenlik, Thomas’ın bitmek bilmeyen şüphelerini azaltmadı. “Ee...
belki de bana neler olduğunu anlatmalısın.”
“Sana, bana güvenmeni söylemiştim,” diye karşılık verdi Teresa.
“Başına çok kötü şeyler geleceğini söylemiştim. Ama o kötü şeylerin
hepsi birer oyundu.” Gülümsedi. O kadar tatlıydı ki Thomas, onun
yaptıklarını unutabilmenin bir yolunu bulabümeyi düedi.
“Evet ama bana mızrakla öldüresiye vurup gaz odasına atarken
hiç de zorlanıyor gibi görünmüyordun.” Kalbinde köpüren güvensizliği
saklayamıyordu. Aris e baktı; sanki özel bir konuşmaya dâhü olmuş
gibi, sıkılgan görünüyordu.
“Üzgünüm,” dedi çocuk.
“Birbirimizi tanıdığım ızı neden daha önce söylemediniz?” diye
sordu Thomas. “N e...” Ne diyeceğini bilemedi.
“Hepsi kurmacaydı, Tom ,” dedi Teresa. “Bize inanmalısın. Ba
şından beri senin ölmeyeceğini biliyorduk, öyle söz vermişlerdi. Bu
odanın bir amacı olduğunu ve amacına ulaştıktan sonra buradan
Çıkacağını. Çok üzgünüm .”
Thomas hâlâ açık olan kapıya baktı. “Tüm bunlan sindirmek
J İn zamana ihtiyacım var.” Teresa kendisini affetmesini istiyordu,
Ç
şeyin hemen eskisi gibi olmasını istiyordu. Ve içgüdüleri, ona acı
dolu hislerini saklamasını söylüyordu ama bu çok zordu.
İçeride ne oldu peki?” diye sordu Teresa.
333