Aris başını eğdi; Thomas’ın oturduğu yerden gözleri kapalı gibi
görünüyordu. “Kim olduklarını tam olarak bilmiyorum. Çok kanşık.
iyiler ile kötüleri ayırt edemiyordum. Ama bir şekilde Beth adındaki
kızı, arkadaşımı... bıçaklamaya zorladılar. Adı Rachel’dı. Öldü, dos
tum. Öldü.” Başını ellerinin arasına aldı.
Thomas sarsıcı bir şaşkınlık yaşadı. Görünüşe bakılırsa Aris de
aynı şekilde başka bir Labirent’ten gelmişti; yalnızca erkekler yerine
kızlar vardı. Aris, onlarınkinde Teresa’ydı ve Beth de Chuck’ı öldüren
Gally oluyordu. Bıçakla. Bu durumda Gally’nin aslında Thomas’ı mı
öldürmesi gerekiyordu?
Peki, Aris neden şimdi oradaydı? Teresa neredeydi? Kafasında
bir şeyleri toparladığını sanırken her şey yeniden altüst olmuştu.
“Neden burada birimlesin?” diye sordu Newt. “Bahsettiğin kız
lar nerede? Seninle birlikte kaç kişi kurtuldu? Buraya hepinizi mi
getirdiler yoksa sadece seni mi?”
Thomas, Aris’e acımaktan kendini alamadı. Böyle bir şey yaşadık
tan sonra soru yağmuruna tutulmak... Roller değişseydi ve Thomas,
Teresa’mn öldürüldüğünü görseydi... Chuck’m ölümünü izlemek bile
yeterince kötüydü.
Yeterince kötü mü? diye düşündü. Yoksa Chuck’m öldüğünü
görmek daha mı kötüydü? Bağırmak istedi. Her şey berbattı.
Aris başım kaldırıp yanaklarındaki yaşlan sildi. Bunu yaparken
hiç utanmamıştı ve Thomas birden ondan hoşlandığına karar verdi.
“Bakın,” dedi çocuk. “Benim kafam da sizinki gibi kanşık. Yak
laşık otuz kişi kurtulduk, biri bir spor salonuna götürdüler, yemek
verdüer, banyo yaptık. Sonra da dün gece benim erkek olduğum için
onlardan ayn kalmam gerek ѧ}