|
I
!
■
I
James Da sh ner
“İyi akşamlar,” dedi Thomas sahte bir coşkuyla. Hâlâ rahatsız
e |jci rüyanın etkisindeydi. “Siz hanımlara yardım edebilir miyim?”
C
“Ne bildiğini bilmek istiyoruz,” dedi Harriet sessizce.
Uyku sersemliği anında yok oldu. “Size neden yardım edeyim
jâ?” Oturup rüyasını düşünmek istiyordu ama bir şeyin değiştiğini
biüyordu; bunu Harriet’m bakışlarında görebüiyordu ve kendini kur
tarma şansını kaçırmak istemiyordu.
“Fazla seçeneğin olduğunu sanmıyorum,” dedi Harriet. “Ama
neler bildiğini ya da anladığını bizimle paylaşırsan belki sana yardım
edebiliriz.”
Thomas etrafına bakınıp Teresa’yı aradı ama onu göremedi.
“Teresa nere...”
Sonya sözünü kesti. “Arkadaşlarının bizi takip edip etmediklerine
bakmak için etrafı kolaçan edeceğini söyledi. Yaklaşık bir saattir y o k ”
Thomas zihninde Teresa’mn, rüyasındaki halini görebüiyordu. O
ekranlara bakıp Yaratıcılar ve yok etme bölgesi hakkında konuşmasını.
Modeller hakkında. Bütün bunlan nasıl birleştirecekti?
“Konuşmayı mı unuttun?”
Sonya’ya baktı. “Hayır, şey... bu, beni öldürmek konusunda
çelişki yaşadığınız anlamına mı geliyor?” Sözleri kendisine aptalca
gelmişti ve dünyada kaç kişinin daha önce böyle bir soru sormuş
olabileceğini merak etti.
Harriet sınttı. “Hemen sonuç çıkarma. Ve bizim birdenbire
adalet yanlısı insanlara dönüştüğümüzü de sanma. Kendimize göre
bazı şüphelerimiz vardı ve bu yüzden konuşmak istedik diyelim; ama
senin pek fazla seçeneğin y o k ”
Sonya, Harriet’ın düşüncesini desteklercesine devam etti: “Şu
an bize söylenenleri yapmak en akıllıca şey gibi görünüyor. Senden
sayıca fazlayız. Yani, hadi ama. Sen bir karar verecek olsaydın, ne
yapardın?”
301