vardı. Thomas hafif bir korku hissetti. Teresa, başına kötü bir
geleceğinden bahsetmişti ama bu kızların onlara zarar verm esi
de izin vermezdi herhalde. Değil mi?
B Grubu aklına geldi. Ve onu öldüreceklerini yazan dövmesi
Teresa grubun yaklaşık bir metre önünde durunca düşünceleri
yanda kesildi. Teresa’nın arkadaşlan da Kayranlılann çevresinde
daire oluşturarak etraflannı sardılar. Thom as bir kez daha dönüp
onlara baktı. Ziyaretçilerinin hepsi de gözlerini kısmış, silahlannı
önlerinde tutmuş, kıpırdamadan duruyorlardı. Onu en çok korkutan
da yaylardı; oklardan biri fırlayıp birinin göğsüne saplanırsa hiçbir
şey yapamazlardı.
Durup Teresa ya baktı. Kızın gözleri de ona odaklanmıştı.
I
İlk konuşan Minho oldu. “N edir bu saçmalık, Teresa? Uzun za
mandır kayıp olan arkadaşlannı ne güzel karşılıyorsun.”
f
Teresa adım duyan Brenda aniden Thom as’a keskin bir bakış
attı. Thomas onu başıyla onayladı ve kızın şaşkın ifadesi nedense
|
{
onu üzdü.
Teresa, Minho’ya cevap vermedi. Rahatsız edici bir sessizlik
olmuştu. Güneş gittikçe dayanılmaz bir sıcaklık yayacağı noktaya
doğru yükseliyordu.
Teresa tekrar onlara doğru yürüdü ve yan yana duran Newt ve
Minho’nun önünde durdu.
“Teresa?” diye sordu Newt. “N eler...”
“Kes sesini,” dedi Teresa. Bunu sert bir tonda ya da bağırarak
söylememişti. Oldukça sakin ve kendinden em in bir biçimde söyle
mişti ki bu, Thomas’ı daha çok korkutuyordu. “İçinizden biri hareket
ederse oklan atmaya başlarlar.”
Teresa mızrağını savaşabileceği bir pozisyonda kaldırdı ve Newt.
Minho ve diğerlerinin arasından bir şey arıyorm uş gibi geçerken ı
282