da kötüsü Brendanın, arkadaşı olmasına izin verip ona bu
yakınlaştığı için Teresa ya ihanet etmiş gibi hissetmesiydi.
Fakat tuhaf bir biçimde, ilk yapmak istediği şey Brenda yı uyand^p
onunla Teresa hakkında konuşmaktı. Bu yanlış mı olurdu?
Kendini
o kadar öfkeli ve aptal hissetti ki bağırm ak istiyordu.
Kavurucu sıcakta uyumaya çalışan biri için harika bir durumdu
Sonunda uyuduğunda, güneş ufukta kaybolmaya başlamıştı.
Akşamın ilerleyen saatlerinde Newt onu sarsarak uyandırdığında
kendini biraz daha iyi hissediyordu. Teresa’nın, zihnine yaptığı kısa
ziyaret şimdi bir rüya gibi geliyordu. Nerdeyse bunun hiç yaşanma
dığına inanacaktı.
“İyi uyudun mu, Tom m y?” diye sordu Newt. “Omzun nasıl?”
Thomas oturup gözlerini ovuşturdu. Üç dört saati geçmemiş
olmasına rağmen oldukça derin ve rahat uyum uştu. Nasıl olduğunu
görmek için omzunu ovdu ve bir kez daha şaşırdı. “Aslına bakarsan
gayet iyi, biraz ağnyor ama çok değü. Önceden o kadar acı çektiğime
inanmak zor.”
Newt önce yola çıkmaya hazırlanan Kayranlılara, sonra daThomas’a
baktı. “Yatakhaneden çıktığımızdan beri pek konuşamadık. Oturup
çay içecek zamanımız olmadı, san ınm .”
“Evet.” Nedense Newt’in sözleri ona Chuck’ı hatırlattı ve ölümü
nün acısı aniden üzerine hücum etti. Bu da bir kez daha tüm bunların
arkasındaki kişüerden nefret etmesine neden oldu. Teresa’nın söylediği
bir cümleyi hatırladı. “İSYAN’m nasü iyi olabüeceğini anlamıyorum.
“Ne?”
“Teresa uyandığında koluna yazdığı şeyi hatırlıyor musun? Ya
da bundan haberin var mıydı? İSYAN iyidir, yazmıştı. Buna inanmak
çok zor geliyor.” Sesinde belli belirsiz bir im a vardı.