Jam es Dashner
Sarışın, tabancasını daha sert bastırdı. “Bire kadar sayacağım,”
dedi Thomas’ın kulağına. “Sadece bir.”
Thomas’ın daha fazla düşünmesine gerek yoktu. Uzanıp bardağı
aldı ve bir dikişte hepsini içti. Boğazından göğsüne inerken alev gibi
yakmıştı; öksürüğe boğuldu.
“Şimdi sen,” dedi Uzun Saçlı, diğer bardağı Brenda’ya uzatıp.
Brenda, Thom as’a baktı, sonra bardağı aldı ve içti. Hiç etkilen
memiş görünüyordu; yutarken sadece gözlerini kısmıştı.
Uzun Saçlı, yüzünde kocaman bir sırıtışla boş bardaklan aldı.
“Çok güzel! Hadi yeniden dans edin!”
Thomas boğazında tuhaf bir şey hissediyordu. Hoş bir sıcaklık
ve sakinlik vücuduna yayılıyordu. Brenda’yı yeniden kollanna aldı ve
müzikle birlikte hareket ederken onu sıkıca tuttu. Kızın ağzı, boynunun
kenanndaydı. Dudaklan, Thomas’m tenine her değdiğinde çocuğun
vücuduna bir zevk dalgası yayılıyordu.
“Neydi o?” diye sordu. Sesini duymaktan çok hissetti.
“Kötü bir şey,” dedi Brenda; Thomas onu zor duyuyordu. “İlaçlı
bir şey. Bana tuhaf şeyler yapıyor.”
Evet, diye düşündü Thomas. Tuhaf bir şey. Oda etrafında dön
meye başladı, kendi yavaş dönüşlerinin neden olabileceğinden çok
daha hızlı bir şekilde. Gülen insanların suratları yayılıyordu, ağızlan
kara deliklere dönüşüyordu. Müzik yavaşlayıp ağırlaştı, şarkıcının
sesi derinleşti.
Brenda başını ondan uzaklaştınp elleriyle Thomas’m yüzünü
iki yanından tuttu. Gözleri kayıyor gibi görünse de ona bak