James Dashner
“Bu pis duruma nasıl düştük?” diye sordu.
Thomas’ın, kollannı kızın beline sarmaktan başka şansı yoktu.
B renda’n ın
nemli kıyafetlerinden sıcaklığını hissetti. İçinde, suçluluk
ve Teresa’ya duyduğu özlemle kanşık bir şeyler uyandı.
“Bir saat önce böyle bir şeyi hayal büe edemezdim,” dedi Thomas sonunda, Brenda’nm saçlarına doğru konuşarak. Akima gelen
tek şey buydu.
Şarkı değişti, kasvetli ve ürpertici bir müzik çalmaya başladı.
Tempo biraz düştü, davul daha derinden geliyordu. Thomas sözleri
anlayamıyordu; sanki şarkıcı korkunç bir dramı anlatıyor gibi yüksek
ve acı dolu bir sesle inliyordu.
“Belki bir süre bu insanlarla kalmalıyız,” dedi Brenda.
Thomas o sırada ikisinin istemeden ve hiç düşünmeden dans
ettiklerini fark etti. Vücutları birbirine yapışık halde müzikle birlikte
hareket ediyorlar, yavaşça dönüyorlardı.
“Sen neden bahsediyorsun?” diye sordu Thomas şaşkınlıkla.
“Şimdiden pes mi ediyorsun?”
“Hayır. Sadece yoruldum. Belki burada daha güvende oluruz.”
Thomas ona güvenmek istiyordu, güvenebileceğini hissediyordu.
Ama onu endişelendiren bir şey vardı; kız onu buraya büerek mi
getirmişti? Burada kapana kısılmış gibilerdi. “Brenda, beni yüz üstü
bırakma. Tek seçeneğimiz güvenli bölgeye gitmek. Orada bunun te
davisi var.”
Brenda başını hafifçe iki yana salladı. “Bunun doğru olduğuna
inanmak, umutlanmak çok zor.”
“Böyle söyleme.” Thomas bunu ne düşünmek ne de duymak
istiyordu.
“Tedavi varsa neden bütün Deliler’i buraya göndersinler İd? Hiç
mantıklı değil.”
237