Test Drive | Page 212

James Dashner “Çok hoş,” dedi Atkuyruğu. “İki âşık gördüğümde ağlamamak için kendimi zor tutuyorum.” Yanaklarından gözyaşlarını siler gibi yaptı. Thomas, yanında Brenda’yla, arkalarından tutulan silahı bir sa­ niye bile unutmadan merdivene doğru döndü. Basamakları inmeye başladılar, ikisinin yan yana durabilecekleri kadar genişti. Kapının önüne geldiklerinde Thomas kulp göremedi. Kaşlarını kaldırıp iki adım arkalarında duran Sanşın’a baktı. “Kapıyı çalmaksın ama özel bir şekilde,” dedi adam. “Önce yumru­ ğunla üç kere yavaşça, sonra üç defa hızlı, ardından da parmaklarınla iki kez vuracaksın.” Thomas bu insanlardan nefret etmişti. Bu kadar sakin konuşma­ larından ve çoğu alay olan kibar sözlerinden iğrenmişti. Bir bakıma bu Delüer, bir önceki gün bıçakladığı burnu olmayan adamdan daha kötülerdi; en azından o adamın amacını biliyorlardı. “Yap şunu,” diye fısıldadı Brenda. Thomas elini yumruk yapıp önce yavaş sonra hızlıca vurdu. Ar­ dından parmaklarını iki kez tıkırdattı. Kapı anında açıldı ve müziğin sesi açılan kapıdan püskürürcesine dışarı yayıldı. Kendüerini karşılayan adam iri yanydı, kulaklarında ve yüzünde pirsingler vardı ve her yeri dövmeliydi. Uzun saçları beyazdı ve omuz hizasını geçmişti. Ama Thomas’ın bunlar üzerinde kafa yormaya vakti kalmadan adam konuştu. “Merhaba, Thomas. Biz de seni bekliyorduk.” 233