Test Drive | Page 210

gözlerine bakm aya zorladı. “Partimize katılmak ister misiniz? Dans­ lar. Aşk. Alkol.” Ses tonunda Thomas’ı endişelendiren bir şeyler vardı. Ne olduğunu bilmiyordu ama bu kadın iyi biri değildi. Onlarla dalga geçiyordu. “Ee, hayır, teşekkürler,” dedi Thomas. “Biz, ee, biz, şey...” Brenda sözünü kesti. “Arkadaşlarımızı bulmaya çalışıyoruz. Bu­ rada yeniyiz.” “İSYAN’ın Deli D iyan’na hoş geldiniz.” Konuşan, uzun boylu, yağlı saçlı, çirkin b ir adam dı. “Endişelenmeyin, çoğu,” merdivenleri işaret etti, “en kötü ihtim alle y a n deli. Suratınıza dirsek yiyebilirsiniz ya da ’ayalarınıza tekm e yiyebüirsiniz. Am a kimse sizi yemeye kalkışmaz.” “’aya m ı?” diye tekrarladı Brenda. “Anlamadım.” Adam, Thom as’ı gösterdi. “Çocukla konuşuyordum. Yakınımızda olmazsanız durum sizin için kötü bir hal alabilir. Senin kız olman falan...” Bu konuşma T hom as’ın midesini bulandırmıştı. “Eğlenceli görü­ nüyor. Am a gitm em iz gerek. Arkadaşlarımızı bulmalıyız. Belki sonra geri geliriz.” Diğer adam öne çıktı. Kısa boylu ama yakışıklıydı; kumraldı ve asker tıraşı olm uştu. “Siz ikiniz daha çocuksunuz. Biraz hayat dersi almanızın zam anı gelmiş. Sizi resmî olarak partimize davet ediyoruz.” Son cüm lesinin her kelimesini üzerine basa basa, hiçbir nezaket içerm eyen bir tonda söylemişti. “Teşekkürler, am a gelm eyelim .” Sanşın, uzun ceketinden bir silah çıkardı. Bir tabancaydı, gü­ müştü ama mat ve pisti. Yine de Thom as’m gördüğü en tehlikeli ve ölümcül şeydi. “Bizi anladığınızı sanm ıyorum ,” dedi adam. “Partimize davet edildiniz. Bu, geri çevirebileceğiniz bir şey değil.” 231